![]() |
| | #1 (permalink) |
| Moderatör Üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 64.568
Teşekkür: 14
138 Mesajına 141 teşekkür edildi.
| NOKTA NOKTAM Birinci Mektup: Dün bir dosttan Uzun bir mektup aldım. Beni anlatmış sana, Ve sen ona, "Unuttum artık onu" demişsin. Hem bu sözü gülerek Makam-ı iftiharla söylemişsin. Unutamazsın Nokta Noktam, Unutamazsın! Çünkü insan unutmak için, Önce unutulmak gerek, Oysa ki sen, Hâlâ bende esen, Eski kavak yelisin, Unutamazsın.. Kan değil, tüküremezsin, Ruj değil, Silemezsin, Dişi dudaklarına, dişlerimle yazdığım, Dört heceli erkek adımı Unutamazsın.. Seninle biz, Hâlâ bir kabukta, İki badem içi gibiyiz. Baharsın, Kokacaksın. Güneşsin, yakacaksın. Sabah yatağım kadar rüya dolu. Sabah yatağım kadar sıcaksın.. Unutamam, Unutamazsın Bugünlük bu kadar.. Bir dahaki mektuba, Daha diyeceğim var. Sakın darılma Gücenme bana, Ankara günlerinin bembeyaz ufuklarından, Binlerce selam Sana... RIZA POLAT AKKOYUNLU |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Moderatör Üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 64.568
Teşekkür: 14
138 Mesajına 141 teşekkür edildi.
| İkinci Mektup: Bahar başladı, Nokta Noktam, Ankara'da bahar... Veriminde toprak ana, Aylar var ki sana, Tek satır yazamadım. Oysa ki, şimdi mevsim bahar, Ötüşlerde adın, Kokuşlarda tadın Var. Artık yazmalıyım... Takvime baktım bu sabah, Ayrılalı, beş ay olmuş, Düşün ki nokta noktam. Beş ay denilen nesne tam, Yüz elli gün eder.. Bunca uzun bir ayrılıksa, İnsanı her şeye küskün eder... İnan bana nokta noktam, İnan bana... Dargınlığım herkese, Ve tek hasretim sana. Düşünüyorum, Hava keskin kokularla dolu, Düşünüyorum, ”Aşıklar pazarı”na giden yolu Düşünüyorum, Bir yolun sağında yükselen, Her geçişte penceresinden, Tebessümlerle gülen, Bahçesinde iri Yediveren kayısı gülleri Açan evi... Düşünüyorum, Bir türlü gelmiyor, Düşüncelerin ardı: Ablan yanımda çorapsız gezer, Baş örtüsüz annen, Benden, Kaçardı! Düşünüyorum: Bu mevsimde sarhoş baban, Bir yerine iki şişe içerdi. Miyoplaşınca gözleri, ”Şair! iç be oğlum, Bahar dişidir, doğurur... “ derdi. Bahar başladı Nokta Noktam, Ankara'da bahar, Gönül ufkumda yağmur bulutları; Cennet olsa da artık, Sevmiyorum, sevemiyorum, Sensiz baharı... RIZA POLAT AKKOYUNLU |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Moderatör Üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 64.568
Teşekkür: 14
138 Mesajına 141 teşekkür edildi.
| Üçüncü Mektup: Sen ey Yirmi dört baharımın en güzel süsü Sen ey Mutlu günlerimin mutlu türküsü Sen ey İlk yaz akşamları kadar güzel çocuk Sen ey Altın gözlerinin hisli dünyasında Ölümsüz bir yolculuk yaratan Sen ey Çıplak bir hançer gibi boylu boyunca Gönlümde yatan Sen ey Her şeyim olan herşey: Son mektubunda Söz verdin, tut diyorsun Tuttum, unut diyorsun... Unutmak mı Nokta Noktam Ne mümkün seni unutmak... Güneş tekrar doğmayı unutabilir mi hiç? Gönül ferman dinler söz tutabilir mi hiç? Sen ey Yirmidört baharımın en güzel süsü, Sen ey Mutlu günlerimin mutlu türküsü, Sen ey Herşeyden güzel olan herşey. RIZA POLAT AKKOYUNLU |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Moderatör Üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 64.568
Teşekkür: 14
138 Mesajına 141 teşekkür edildi.
| Dördüncü ve Son Mektup Başkente kar yağıyor, Nokta Noktam, Başkente kar. Ve tütüyor gözlerimde, Küllenmiş bir mangal gibi eski hatıralar.. Başkente kar yağıyor, Başkente kar... Bu gece yılbaşı, Bilirsin ki yılbaşlarında hesaplanır Çoğu zaman, İnsanların yaşı! Bu gece yılbaşı. Tokmaklarında yirmi dört hece, Eğilip üstüme sessizce, Şehrin kule saati Bilir misin Nokta Noktam, Bilirmisin ne dedi: ”Şair! Kutlu olsun, yaş otuz yedi...” Ve bir el, saçlarından tutarak kalbimi, Sana kadar sürükledi... Bu gece yılbaşı, Başkent ayakta, Çalınan Tuna Dalgalarıdır komşu plakta. Nede kıvrak bir vals havası... Başladı gönlümün yine, On yıl evvelki kanaması. Ne günlerdi cancağızım, Ne günler.. Sen on yedisinde, Sevgilerin sisinde Başı duman duman bir kız. Ben, Yirmi dört üstünde, Gönlü gördüğü her güzelle nişanlı, Öylesine bir şair, Öylesine bir delikanlı. Ne de çabuk geçti zaman, Hey gidi dünya hey... Bu gece yılbaşı, Başkente kar yağıyor, Başkente kar. Ve tütüyor gözlerimde, Küllenmiş bir mangal gibi eski hatıralar: Köşede bir kırlent, Kırlentte bir resim, Resimde bir mevsim Bartın'da bahar.. Elimle yapmışım: Asma köprüsünde Kocanaz deresi. Sağda ortaokul Okulda çocuklar Okulda çocukların sesi Solda, Çakırbeyler’in elma bahçesi Derede bir kayık, Küreklerde sen, Dümende ben, Hava berrak, Hava ılık Hava temiz, Ve sularda sarmaşan gölgemiz.. Bu gece yılbaşı, Başkent ayakta. Çalınan Tuna Dalgaları değildir artık Komşu pilakta Gönlüm bu diyardan çok uzakta... Başkente kar yağıyor, Başkente kar Ve tütüyor gözlerimde, Küllenmiş bir mangal gibi eski hatıralar. RIZA POLAT AKKOYUNLU |
| | |
| | #5 (permalink) |
| Moderatör Üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 64.568
Teşekkür: 14
138 Mesajına 141 teşekkür edildi.
| bence bu şiirin en can alıcı noktası şu dizeler... Unutamazsın Nokta Noktam, Unutamazsın! Çünkü insan unutmak için, Önce unutulmak gerek, Oysa ki sen, Hâlâ bende esen, Eski kavak yelisin, Unutamazsın.. Kan değil, tüküremezsin, Ruj değil, Silemezsin, Dişi dudaklarına, dişlerimle yazdığım, Dört heceli erkek adımı Unutamazsın.. bu şiiri çok sevdiğim biri'' bir gün olur sen de beni unutursun'' dediğim için bana yazmıştı.... şiir hâlâ duruyor ama o sözünde durmadı ve alıp başını gitti ve unuttu .... hayat işte.. şiirler gerçek, sevgiler yalanmış. |
| | |
| | #6 (permalink) |
| Moderatör Üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 64.568
Teşekkür: 14
138 Mesajına 141 teşekkür edildi.
| MEZARCI Bağrımdaki yaradan daha derin olacak Kaz mezarcı! Derin kaz, onu kimse görmesin, Bu karanlık mabede öksüz aşkım konacak Kaz mezarcı! Geniş kaz, tüylerin ürpermesin. Göründü bak karşıdan kafilenin bir ucu, Gündüzler gece artık, geceler zindan bana! Bu gelen sevgilimdir, ademe giden yolcu Kaz mezarcı" Derin kaz, ellerin yana yana. Çakılları temizle! Haydi artık mezarcı! Hazan olan aşkımı derine gömeceğim, Parçalarsa kalbimi azrailin kırbacı, Bu karanlık mabedin hüznünü emeceğim. Ört mezarcı! Artık ört, ellerin yana yana Gündüzler gece artık, geceler zindan bana. RIZA POLAT AKKOYUNLU |
| | |
| | #7 (permalink) |
| Moderatör Üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 64.568
Teşekkür: 14
138 Mesajına 141 teşekkür edildi.
| BENİ AN Son güllere baktıkça deşilsin eski yaran, Eylül bahçelerinden her geçişte beni an. Yüklü dallar altında meyvalarla oyalan, Eylül bahçelerinden her geçişte beni an. Sisli güz sabahları estikçe serin serin, Seyre dal gözlerimi dalında mürdümlerin.. Sararan mevsim gibi ah edip derin derin Eylül bahçelerinden her geçişte beni an!.. RIZA POLAT AKKOYUNLU [img]/forum/images/return-to-top.png" alt="top[/img][/url] |
| | |
| | #8 (permalink) |
| Moderatör Üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 64.568
Teşekkür: 14
138 Mesajına 141 teşekkür edildi.
| NÜVEYREM Uslu dur Nüveyrem çıldırtma beni Ben artık bildiğin o eski ben değilim. Bir başka yağmurla ıslak mendilim. Kapa pancurları ört pencereni Uslu dur Nüveyre'm çıldırtma beni. Neyleyim gözlerin hala yeşilse Ve hala saçların altın sarısı... Gel gör ki tükendi ömrün yarısı. Bilmiyor acımı Nüveyre'm bilmiyor kimse Neyleyim gözlerin hâlâ yeşilse... RIZA POLAT AKKOYUNLU |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| akkoyunlu, polat, riza, sair |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |