Bestoffrm|Ask Flashlari| Resimli Siirler|Yazili Sorulari|Büyüler|Performans,Proje Konulari|Sifali Bitkiler|Definecilik
 
"Hayat bir öyküye benzer, önemli olan yanı eserin uzun olması değil, iyi olmasıdır. Seneca"
Geri git   Bestoffrm|Ask Flashlari| Resimli Siirler|Yazili Sorulari|Büyüler|Performans,Proje Konulari|Sifali Bitkiler|Definecilik >
»»-(¯`v´¯)-» İslam & Toplum »»-(¯`v´¯)-» > 11 Ayın sultanı RAMAZAN > Ramazan Fıkraları
Connect with Facebook

Cevapla
 
LinkBack (14) Seçenekler Stil
Alt 08-27-2010, 05:34 PM   14 links from elsewhere to this Post. Click to view. #1 (permalink)
Moderatör
 
sufi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 3.098
Teşekkür: 89
132 Mesajına 407 teşekkür edildi.
Standart Davulcu Manileri

Eski Ramazanlardaki davulcular ile bugünkü köylerden gelen, sadece işi tokmak sallamak olan davulcular arasında erişilmez farklar vardı. Eski davulcular sahura yakın her evin veya kapısı önüne gelir, cinaslı sözlerle, okuduğu manilerle o kutsal ayların zevkini çıkarırlardı. Genellikle maniler; çokluk 4’er dizelik küçük şiirlerdir. Ancak pek az da olsa 4’den fazla dizeli manilere de rastlamak mümkündür.

Kavuştuk Ramazan’a...
İşte size, eski devirlerde davulcuların okudukları birkaç maniyi burada sıralamak istiyoruz ki, bugünkü davulcularla, o günkü davucluların arasındaki farkı çok iyi anlayabilesiniz:
Kavuştuk Ramazan’a
Ne de büyük insana
Midenin dinlenmesi
Huzur verir insana
Besmele ile çıktım yola
Selam verdim sağa sola
A benim şefkatlı efendim
Ramazan-ı Şerif’iniz mübarek ola.
Geze geldim, gece geldim
İnci mercan dize geldim
A benim şevketli beyim
Arz-ı halim size geldim.
Salih olan seçilir
Gök kapısı açılır
Oruçlunun üstüne
Çok rahmanlar saçılır
On üçüne geldik mi?
Nefisleri yendik mi
İmândadır saadet
Bunu böyle bildik mi?
Yenicami direk ister
Söylemeye yürek ister
Benim karnım toktur ama
Arkadaşım börek ister.

Geldi mübarek günler...
Bu da başka bir mani, biraz taşlamalı, biraz nasihatli ve hepsinden de öte, bir hayli de cinaslı:
Fırın üstünde kürek
Gene sızladı yürek
Her derde dayanır da
Naza dayanmaz yürek
Geldi mübarek günler
Sevindi insanlar
Kalkıp ibadet eder
Sahur vakti müminler
Dert bela görmeyesin
İmansız ölmeyesin
Dilerim cennetlik ol
Ateşe girmeyesin.
Bir aya hürmet gerek
Nimete şükür gerek
Mübarek Ramazan’da
Hakk’a ibadet gerek.

Aşıklar yalvarır Mevla’sına...
Taşlamalı ve cinaslı sözler dışında, manilerde çok kez aşk ağırlıktadır. Bazı topluluklarda maniler kendi aralarında da söylenir, bazı karşılaşmalarda da delikanlılarla kızlar da birbirlerine manilerle sataşırlar, şakalaşırlardı:
Su içtem serinledim
Derde düştüm inledim
Mektubunu okuyunca
Büyük sözü dinledim
Bak bülbül sedasına
Şükreder hürâsına
Aşıklar boyun eğmiş
Yalvarır Mevlasına
Yüksekleri aşmayın
Kötüye yanaşmayın
Eller ne dese desin
Siz benden şaşmayın

Baklava börek...
Bu mani de davulcuların ezeli istekleri bahşiş dışında baklava-börek’tir:
Nerden geldi aklıma
Kadayıfla baklava
Aç gözlü olma diye
Annem vurdu oklava
Herkes sabırla bekler
Kaybolmasın emekler
İftira geliyoruz
Hazırlansın yemekler
Okudum yazar oldum
Davette gezer oldum
Her gün börek istiyor
Nefsime kızar oldum

Manilerin en güzel tarafı
Manilerin en güzel tarafı güzel sözlerin birbirine bağlantısı olmasıdır, bu da dinleyenin anlamasına bağlıdır. İşte size değişik anlamda birkaç mani daha:
Var hanene selâm et
Halin olsun selâmet
Son günler yaklaştıkça
Çoğalır olur davet.

İftara geldi sini
Sakın unutma beni
Çoktan karnım açtır
Yeri, koymam gerisini

Gökten iner Melekler
Kabul olur direkler
Hoşgeldin Ya Ramazan
Müminler seni bekler

Davulumun ipi kaytan
Sırtımda kalmadı mintan
Ver efendi bahşişimi
Alayım sırtıma mintan.
BAYRAM SABAHI
'Sabahı iple çeken çocuklar, ortalık ışıyınca yataklarından fırlarlardı. Bu esnada büyükler de uyanmışlardır. Erkekler acele giyinerek bayram namazına giderlerdi. Onların dönüşüne kadar, evlerde çocukların yeni elbiselerini giyme merasimi başlardı. Bir oğlan, kendisinden küçük olan kızkardeşinin saçlarını tarayıp çift veya tek örgü ile kurdelelerle süslerken, daha onun cici elbiseleri giydirilmeden, duyduklarını büze büze bir öfke ile, bazan da bir ağlayışla, kendisinden evvel giydiriyorlar diye titizlenir, o zaman teyze veya hálá bu yaramazın tuvaleti ile meşgul olurdu.

Biraz sonra babalar, amcalar, dayılar ve yetişkin oğullarla torunlar namazdan dönerlerdi. O zaman, sırası ile, büyüklerin ellerini öpme yarışı başlardı. Büyükler de 'Allah nice seferlere kavuştursun; berhudar olun' duaları ile yavruların yüzlerini, gözlerini öperlerdi.

Biraz sonra kapı çalınmağa başlardı. İlk gelenler, yine yepyeni elbiseli komşu çocukları idi. Bunlar da el öpüp dua alırlar ve kendilerine pırıl pırıl gümüş bir iki çeyrek, bazan da -ailenin gelirine göre- bir çeyrek altını ipek mendillerinin ucuna düğümlenerek hediye edilirdi. Bu, Ramazanda bazı iftar sofralarındaki misafirlere giderlerken verilen 'diş kirası' bayağılığına hiç benzemeyen çok asil bir adetti. Şeker bayramlarındaçocuklara şeker ve lokum da yedirilirdi. Aradan biraz zaman daha geçince, evin hizmetçisi, kalfa veya aşçı kadınları da, -bunlardan hangisi varsa- evlerde efendi ve hanımların ellerini öpmeğe çıkarlar; evde uşak veya aşçı bulunuyorsa, onlar da, sırtlarında yeni mintanları ile, selamlığa inen efendilerinin ellerini öpmekte gecikmezlerdi.

Aradan yarım saat, bir saat geçmeden, uzak yakın dost ve akrabaların tebrik ziyaretleri başlardı. Fakat evin beyi herhangi bir hükümet dairesinde memursa, kalem arkadaşları ile bir gün evvel kararlaştırdıkları birinin evine gitmiş olurdu. O evde bütün arkadaşlarla birleşirler ve hep birden müdür beyin evine gidip tebrikte bulunurlardı.

Evlerde ziyaretçilere şeker, lokum ve şerbet ikramı devam ederken, sokaktan Ramazandaki gibi bir davul sesi gümbürderdi. Gelen bekçi ile yanındaki davulcusudur. Davulcu hem tokmağını gümbür gümbür davuluna indirir, hem maniler okurdu. Mahallenin emektar bekçisi de ev ev dolaşarak kapılardan verilen veya kafesli pencerelerin altından hanımların attığı bahşişleri toplardı.
Güneş’siz ilk Ramazan
Maniki başı mısın,
Cevahir taşı mısın?
Sana bir mani versem
Koynunda taşır mısın?

Yeni camii direk ister
Söylemeye yürek ister...
Benim karnım toktur ama
Arkadaşım börek ister...
Sözlerine bu manilerle başlayan ünlü tiyatro sanatçısı Erol Günaydın ile eski Ramazanları ve bir süre önce kaybettiği eşi Güneş hanımsız yaşamın nasıl geçtiğini konuştuk.
sufi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
sufi Nickli kullanıcımıza teşekkür eden üyelerimiz:
Harbi (04-08-2013)
Alt 08-27-2010, 05:36 PM   #2 (permalink)
Moderatör
 
sufi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 3.098
Teşekkür: 89
132 Mesajına 407 teşekkür edildi.
Standart

- Maniler Ramazan’ın vazgeçilmeziydi değil mi?
Ramazanlar böyle başlardı, davullar ve manilerle... Maniler de başka türlüydü, hepsinin ritmi vardı. Türkiye’de davul çalan çalana ama mani söyleyemiyor, ağızlarında yuvarlıyorlar. Levent Kırca bile profesör gibi söylüyor, dediği anlaşılmıyor. Eskinin manicileri bambaşkaydı. Şimdi müezzinler bile camiide mikrofonla seslerini duyuruyorlar. Şerefeyi görmek ancak televizyonda mümkün oluyor, camiilerin minareleri aşağıda kalmış. Eskiden duvarlara çıkar, kandillerin yanmasını beklerdik. Yanar yanmaz, kıyamet kopartarak bunu mahalleye duyururduk. Şimdi oruçlar televizyondan haber alınarak bozuluyor.
ŞARKI TÜRKÜ DERKEN GAZİNOCULARA İŞ ÇIKTI
- İnsanlar geçmişin Ramazanlarını arıyorlar mı?
Elbette, çünkü geçmişin sakinliğinde, elbirliğiyle temizlenen ve sobayla ısıtılan evlerde huzur vardı. Yaz aylarında buzdolabı olmadığı için buzlar satılır, talaşlarda iplere bağlanır, evlere getirilir, küplere dolduruldu. Bir de o zamanlar zeytinle orucumuzu bozardık. Şimdi her taraf hurma dolu, onunla bozar olduk. O güzel günlerde bir de muhabbetler çok güzeldi.
- Nasıl muhabbetler?
Şimdi Ramazan’ı eğlence ayı zannediyorlar. Ramazan 12 ay içinde bir tane sultan. Allah’a olan borçlarını ödüyor insanlar. Ama birden bire Ramazan gelince sakal, bıyık, ortaoyunu, maskaralıklar halinde sokaklara atıyorlar. Onun eğlencesi televizyonun olmamasından dolayı idi o zamanlar. Çoğu evlerde insanlar aralarında eğlenirler, erkek kısmı da direkler arasına, tiyatroya, kahveye gider, orada eğlenirdi. Vakit böyle geçerdi. Uyumamak için, sahura kadar oturmak için yapılan faaliyetlerdi.
- Bu tiyatroya, direklerarası oyunlara sadece erkekler mi giderdi?
Evet, bunların hepsi erkeklere dönük eğlencelerdi. Kadınlar kendi aralarında evlerinde eğlenirlerdi. 1970’lerde televizyon geldiği zaman Sadık Şendil, Haldun Taner, Selçuk Kasta gibi isimler eski Ramazanları, meddahları yazmaya başladılar. Ben, Münir Özkul, Adile Naşit, Gazanfer Özcan sırayla meddahlık yaptık. Geçmiş günleri bugüne nakletmek ve bugünün kuşaklarına anlatmak güzeldi. Sonra basın kızdı, ‘Yahu hep Ramazan eskiye mi aittir! Bugünün Ramazanı Ramazan değil mi!’ dediler. Bugünün gazinocularına iş çıktı. Şarkı, türkü derken, Ramazan anlayışı kayboldu.
ŞİMDİKİ KANTOLAR MÜSTEHCEN KAÇIYOR
- Eskiyi hatırlatan Ramazan şenlikleri de yapılıyor yine de.
Evet ama hepsi yanlış. Kılık kıyafet yanlış, ortaoyunları yanlış oynanıyor, şekiller, adetler hep yarım yamalak. Tenkit edecek kimse yok! Mesela Sultanahmet’te eğlenceler yapılıyor. Bu kadar masraf ediyorsun, bir tane kostümcü çağırıp, o zamanın esnafı gibi giydirmez misin o esnafları? Yavuz Sultan Selim gibi giyinip döner kesiyor, Fatih Sultan Mehmet’in kürküyle lokma döküyor! Bence bu detayları bilen, süpervize eden bir kişiyle bunu yapsalar, çocuklar da gelip doğru Ramazan eğlencesini görse iyi olur. Şimdi her yerde çadırlar kuruluyor, iki tane kanto söyleniyor. Zaten kantolar Ramazan’a müstehcen kaçıyor.
- Kantolar müstehcen mi?
Ramazan’ın kantoları değil onlar. Kantolar var ama sarayların kantoları var. Sazla söylenen nihavent türü makamlı kantolardır onlar. Onlar tozlu notaların aralarında kayboldu gitti. Bir Yalçın Tura vardır, o bilir o kantoları. Bizimkiler piyasa kantoları. Eskiden bir meddah vardı, Galata köprüsü taklidi yapardı. Karaköy’den Eminönü’ne gitmiş gibi olurdun. Köprünün üzerindeki satıcılar, acemler, araplar, lazlar, yahudiler arasından geçer, Eminönü’ne giderdi. Tramvayları yapanlar vardı. Ben, sesler ve çizgileri yapan Celal Şahin, 81 yaşında şu anda, onu çok arıyorum.
EŞİM GÜNEŞ’İ KAYBEDİNCE YALNIZLIK NEYMİŞ ANLADIM
- Rahmetli eşiniz Güneş Hanım’la da Ramazan muhabbetleri yapar mıydınız?
Ben onunla arkadaştım. Daima muhabbetteydik. Her zaman oruç tutamazdım ama ilk başında, ortasında ve sonunda tutardık. Birlikte ‘Ne yemek yapalım’ diye karar verirdik. Güneş, çok güzel tirit yapardı. Kuzu, koyun etiyle. Pideler ıslanır, sirkeli, yoğurtlu yapardı.
- Tiridine bandım oradan mı geliyormuş yoksa?
Evet, oradan geliyor. Tiritler yerdik, sonra gece boyu oturup, sabahlardık. Ne günler yaşadık beraber! Alışmak çok zor... Çünkü bir insanın eşiyle arkadaşlığı çok başka. Her şeyi konuşurduk. Ben şimdi anlatacak kimseyi bulamıyorum. Kendi kendime de konuşamıyorum. Yalnızlık zor! Asıl yalnızlık şimdi başlıyor. Biz yalnızlığı yalnız kalmak sanıyoruz ama değil! Yalnızlık insanın bütününün, içinin yalnız kalması. Bu çok kötü işte...
- Güneş Hanım’la kaç yılınız geçti birlikte?
40 yılımız geçti. Ama çok seviniyorum, acısız, ızdırapsız, sessizce çekip gitti. Ormanı var, ağaçlar dikildi ona. Yaşıyor hálá. Bizim içimizde kimse ölmez. Sevgiden kimse ölmez. Tabii Ramazan geldi duygulanıyor insan... İlk kez ayrıyız. Büyük kızım Amerika’ya gidecek, küçük kızım benimle kalacak.
ESKİDEN AĞIR YEMEKLER YÜZÜNDEN ÖMÜR KISAYDI
- İftar menülerinden bahsedebilir misiniz?
Önce çorba, arkadan bir et yemeği, arkadan börek, pilav, tatlılar yerdik. Sofradan kalktıktan sonra mevsim meyveleri yenirdi. Daha sonra da tombala oynanmaya başlanırdı. Bu arada yanında çerezler ve pestil olurdu. Ardından yatılırdı.
- Oooo, çok sağlıksız...
Evet, çok sağlıksızdı. Onun için ömürler çok kısaydı. Eskiden 60 yaşındaki adama çok yaşlı derdik biz. Ömür hakikaten o zaman kısaydı. Şimdi 70’indeki adama ‘genç’ diyoruz yani. Onun için nerede şimdiki diyetler? Ekmeği az ye derlerdi sadece, diyet yap denmezdi. Şimdi yağsız, tuzsuz sebze ve beyaz et yiyoruz.
- Cennet Mahallesi dizisine devam ediyorsunuz değil mi?
Evet o devam ediyor, bir de yeni bir dizi başladı, ‘Hırsız Polis.’ Uğur Yücel’in kötürüm babasını oynuyorum. Uğur sırtında taşıyıp duruyor beni. Çok şeker, bakışlarla oynanan bir rol. Yalnız çekimler sırasında üşüttüm. Bağırsaklarımdan da yeni ameliyat olmuştum. Tabii ilaçları alıyorum ama moralim bozuk. Alışamadım biraz tabii Güneş’in yokluğuna. Kışın tiyatro yapmak istiyorum. Belki Don Kişot’u iyi hissedersem, oynamayı istiyorum.

(alıntı)
sufi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
sufi Nickli kullanıcımıza teşekkür eden üyelerimiz:
Harbi (04-08-2013)
Alt 04-08-2013, 09:55 PM   #3 (permalink)
Üye
 
Harbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2010
Mesajlar: 201
Teşekkür: 44
22 Mesajına 59 teşekkür edildi.
Standart

maniler için teşekkür ederim.
Harbi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-18-2014, 06:20 PM   #4 (permalink)
Admin
 
Admin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 7.628
Teşekkür: 157
384 Mesajına 798 teşekkür edildi.
Standart

__________________
Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-18-2014, 06:25 PM   #5 (permalink)
Admin
 
Admin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 7.628
Teşekkür: 157
384 Mesajına 798 teşekkür edildi.
Standart

__________________
Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-18-2014, 06:25 PM   #6 (permalink)
Admin
 
Admin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 7.628
Teşekkür: 157
384 Mesajına 798 teşekkür edildi.
Standart

__________________
Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-18-2014, 06:26 PM   #7 (permalink)
Admin
 
Admin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 7.628
Teşekkür: 157
384 Mesajına 798 teşekkür edildi.
Standart

__________________
Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
davulcu, davulcu manileri, davulcu manileri ask, davulcu manileri dinle, davulcu manileri eksi, davulcu manileri izle, davulcu manileri kisa, davulcu manileri komik, davulcu manileri sozluk, davulcu manileri video, manileri, ramazan bayrami davulcu manileri dinle, ramazan davul manileri dinle, ramazan davulcusu manileri dinle youtube, ramazan davulu manileri dinle, ramazan manileri

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://www.bestoffrm.com/142839-davulcu-manileri.html
Konuyu Başlatan For Type Tarih
Yandex This thread Refback 07-15-2014 06:32 PM
Yandex This thread Refback 07-05-2014 09:55 PM
Yandex This thread Refback 07-02-2014 06:29 PM
Yandex This thread Refback 05-24-2014 11:46 AM
Yandex This thread Refback 09-19-2013 10:54 AM
Yandex This thread Refback 08-04-2013 02:10 AM
Yandex This thread Refback 08-02-2013 03:40 PM
davulcu mesajları - Yandex: 2milyon sonuç bulundu This thread Refback 07-24-2013 02:43 AM
Yandex This thread Refback 07-11-2013 10:16 PM
Yandex This thread Refback 07-09-2013 03:52 AM
Yandex This thread Refback 06-02-2013 01:49 PM
davulcu manileri — Yandex: 94 bin sonuç bulundu This thread Refback 03-27-2013 07:18 PM
davulcuların söylediği maniler— Yandex: 51bin sonuç bulundu This thread Refback 03-27-2013 07:39 AM
müstehcen maniler— Yandex: 21bin sonuç bulundu This thread Refback 03-25-2013 06:36 PM


WEZ Format +3. Şuan Saat: 09:57 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

bestoffrm | aşk flashları | sitemap | tags
Resimli Şiirler Şairler Müzik Yemek Tarifleri Moda Örgü Modelleri Dantel Modelleri Şifalı Bitkiler İslami Konular Dil An Coğrafya Fizik Roman Özetleri Aşk Duaları Dilek Duaları Define İşaretleri Cilt ve Güzellik Sosyal Dil Anlatım Edebiyat Aşk flashları Domain Telif Hakkı Sitemizin tüm hakları saklıdır. Telif hakkı ihlali bildirimi, acil şikayetleriniz ve her türlü görüş ve önerileriniz için iletişim sayfamızı kullanabilirsiniz. Sorumluluk İçerik sağlayıcı ve paylaşım sitesi olan Bestoffrm.com sitesinde, 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre tüm üyelerimiz ve ziyaretçilerimiz yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Bestoffrm.com hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler iletişim sayfamızdan bildirilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır. Sitemizde yayınlanan sağlıkla ilgili konular sadece bilgilendirme amaçlı olup tedavi için Lütfen Doktorunuza başvurunuz.