Bestoffrm|Ask Flashlari| Resimli Siirler|Yazili Sorulari|Büyüler|Performans,Proje Konulari|Sifali Bitkiler|Definecilik
 
"Hayat bir öyküye benzer, önemli olan yanı eserin uzun olması değil, iyi olmasıdır. Seneca"
Geri git   Bestoffrm|Ask Flashlari| Resimli Siirler|Yazili Sorulari|Büyüler|Performans,Proje Konulari|Sifali Bitkiler|Definecilik >
»»-(¯`v´¯)-» Kültür ve Eğitim »»-(¯`v´¯)-» > Fen ve Teknoloji > Ortaokul Fen ve Teknoloji > 5.Sinif Fen
Connect with Facebook

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 10-23-2010, 06:28 AM   #1 (permalink)
Üye
 
veli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 869
Teşekkür: 120
55 Mesajına 155 teşekkür edildi.
Standart parazitler,parazitlerden korunma,parazitlerden nasıl korunuruz



PARAZİT SOLUCANLARDAN KORUNMA YOLLARI
— El ve tırnak temizliğine dikkat edilmeli,
— İçilen suların temiz olmasına dikkat edilmeli,
— Veteriner kontrolünden geçmemiş etler yenmemeli,
— Etler iyice pişirilmeden(çiğ olarak) yenmemeli,
— Başı boş kedi ve köpeklerden uzak durmalı,
— Evde beslenen kedi ve köpekler çiğ etle beslenmemeli,
sık sık sağlık kontrolleri yaptırılmalı,
— Vücudumuzda parazit varsa mutlaka tedavi olmalıyız.
Bağırsağında Parazit Bulunan Bir İnsanın;
— İştahı azalır,
— Karın ağrısı, ishal, kusma, kansızlık görülür,
— Uyku sırasında ağzından salya akar
— Burun içinde sık sık kaşıntı görülür.
veli isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
veli Nickli kullanıcımıza teşekkür eden üyelerimiz:
dogikan (03-20-2011)
Alt 01-13-2013, 07:18 AM   #2 (permalink)
Süper Moderatör
 
bera - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 13.266
Teşekkür: 573
891 Mesajına 3.147 teşekkür edildi.
Standart

PARAZITLER


Mide ve barsak sisteminde yaşayan,hayvanın gıdasını paylaşan veya çeşitli semptomlarla hastalık oluşturabilen bir çok parazit mevcuttur.

Genel olarak parazitleri birkaç alt başlıkta toplayabiliriz:

1- PROTOZOALAR:Tek hücrelilerdir:
a- Coccidialar (İsospora canis, isospora felis)
b- Criptosporidia
c- Giardia canis (köpekde)
Giardia cati(kedide)
d-Toxoplasma gondii


a-Coccidialar:Hiç semptom olmadığı gibi, zayıflık,halsizlik,depresyon, şiddetli ishal, kusma ve sonunda ölüm gibi bulgularla da seyredebilir. İsosporalar genelde ateşsiz hastalıklar oluştursalarda güçsüz,aşısız yavrularda çok risklidirler.Özellikle viral hastalıklarla beraber izlenirlerse ölüm kaçınılmazdır.

b-Criyptospridia:Kedi yavrularında genelde kronik bir ishalle seyreder. Köpek yavrularında ise ani bir ishal başlangıcı olur.Dışkı çok suludur,rengi değişkendir.

c-Giardia cati (KEDİDE): Absorbsiyon bozukluğu vardır. Çok sulu ve kanlı olabilir. Yağlı veya yumuşak bir dışkı da olabilir. Kronikleşebilir.

Giardia canis (KÖPEKDE):İshalle seyreder. Çok kötü kokulu sulu bir ishal vardır.




Korunma: Bu hastalıklar özellikle güçsüz hayvanlarda ölüme sebebiyet verebilir.Bulaşma çiğ et ve gıdalar vasıtasıyla yada kirli çevre ve gıdayla kolayca oluşabilir. Bu nedenle sokakdan alınan hayvanların veterinerce sağaltıma alınması gereklidir. Dışkı muayenesi sonucu etken yumurtalarının görülmesi tanıya yardımcı olur. Hijyene dikkat edilmeli, çiğ gıdalar hayvanlara verilmemelidir.


d- Toxoplasma gondii : İNSANDA TOXOPLASMOZİS HASTALIĞI :

Son konak kedi ve kedigillerdir. Son konakda ergin form vardır. İnce barsak epitelleri ve arakonakda yerleştiği yerlere yerleşir. Dışkı yoluyla yumurtalar atılır.

Ara konak: İNSAN ve Kedi ve kedigiller dahil yaklaşık 300 omurgalı hayvan (memeliler).
Arakonakda yerleştiği yerler ise, sinir hücreleri, karaciğer,akciğer,kalp,iskelet kas hücreleri, yavru zarları..Daha sonra doku hücreleri ,kalp kası, iskelet kası, beyin, akciğer ve diğer dokular...

KLİNİK BELİRTİLER: Arakonak tarafından alınan parazitin taşizoit formu hızla çoğalır ve içinde bulunduğu hücreyi patlatır. Hastalığın şiddeti bu tahribatın derecesiyle ilgilidir.Ağır bir enfeksiyonda beyin,kalp,karaciğer akciğer zarar görebilir.Ateş yükselebilir, lenf yumruları şişer. AKUT TOXOPLASMOZİS adı verilen bu evre bazı insanlarda ve hayvanlarda hiç bir belirti olmadan da geçirilebilmektedir.

Kist evresinde,parazitler kist içinde olduklarından hiç bir zarar vermezler,bu dönemde klinik belirti yoktur. LATENT KRONİK EVRE adını alır. Ancak kronik evrede AIDS (HIV, FIV...)gibi immun sistemi çökertecek ağır bir hastalık olursa arakonaktaki bu kistler açılıp bradizoit form taşizoit forma geçebilir. O zaman kistlerden çıkan parazitler zarar vermeye başlayabilir yeniden.



İNSANDA TOXOPLASMOZİS:

Gebelerde Enfeksiyon: AIDS gibi bir hastalık olmaksızın eğer kadın gebe kalmadan önce toxoplazmosis ile herhengi bir şekilde enfekte olmuş ve hastalığı önceden geçirmişse, bu hastalığa bağışıktır.Anneye veya doğacak bebeğe hiç bir zararı olmaz.
Parazitle daha önce hiç karşılaşmamış bir kadın ise; ve gebelik esnasında bu parazitle enfekte olmuş ise; o zaman parazit yavruya geçer. Genelde fötus ölür ve düşük meydana gelir. Ya da fötusda anomaliler gelişir: Canlı doğarsa bebek; buna KONGENİTAL TOXOPLAZMOZİS denir. Annede genelde düşük dışında başka semptom görülmez. Bebekde ise: Deride kırmızı lekeler, döküntüler, beyin su toplaası(hydrocephalus), sarılık, göz bozuklukları( korioretinitis) görülebilir.Canlı doğum oranı düşüktür.Canlı kalırsa da zeka geriliği veya göz bozuklukları ile yaşar.

Amerika da yapılan araştırmada doğurma çağındaki kadınların %30 u serolojik kan testleri sonucu seropozitif bulunmuştur.Yani hastalığı geçirmiş, bağışıklık kazanmışlardır.

Türkiye de kedi ile teması bulunan bir çok insanın da bu hastlığa yakalanıp geçirmiş, böylelikle doğal bağışıklık kazanmış olduğu düşünülmektedir.

Yinede eve yeni kedi alınmadan evvel,eğer gebe kalma ihtimali olan bir bayan varsa; önce bu anne adayına labaratuvarda bu hastalık için test yaptırılmalı, eğer test pozitif çıkarsa, hastalığı geçirmiş ve bağışık olduğu kabul edilir ki bu durumda kedi eve alınabilir.Ancak test negatif çıkarsa;yani anne adayı henüz hayatında hiç enfekte olmamışsa,bağışıklığı da yok demektir; bu durumda veterinerce kadiye de özel kan testi yapılır.Kedinin testi de negatifse eve rahatlıkla alınabilir.Kedi hastalığı taşımıyor demektir.Ancak kedi seropozitifse kedinin eve alınması çok doğru değildir.Tedavi edilmeden alınmamalı.Ve doğum sonrası beklenmeli veteriner hekim ve beşeri hekimce karar verilmelidir.

Diğer normal (gebe olmayan kadın,insan,çocuk vb.) çoğu olayda semptomsuzdur.Enfekte insan enfekte olduğunu bile anlamadan bu hastalığı geçirir ve bağışıklık gelişir. Bazen de hafif geçirir: lenf yumrusu şişer, keyifsiz,bitkin,boğaz ağrısı, depresyon,ateş olabilir. Aylar süren lenf yumrusu şişmesi nadirdir. Geçer.

2-HELMİNTLER: SOLUCANLAR:

Mide barsak kurtları: a- Kancalı kurtlar: Ancylostoma caninum (köpekde)
Uncinaria stenocephala(köpekde)
Ancylostoma tubaeforme (kedide)

b-Askaritler: Yuvarlak solucanlar: Toxocara canis (köpekde)
Toxocara leonina(kedi)
Toxocara cati(kedi)
c.Trichurus vulpis: Kıl kurtları (kedi ve köpekde)


Enfekte gıda veya anne sütü yada sahibinin eli yoluyla kedi yada köpeğin vücuduna giren bu parazitler vücutta 15 gün kadar bir kuluçka dönemi geçirdikten sonra üremeye başlarlar.Bundan sonra da dışka yoluyla yumurta atarlar.

a-Kancalıkurtlar kancaları ile barsak mukozalarını tutunarak kan emdiklerler.Dolayısıyla bu pararazir hayvanda kanlı bir dışkı,kötü koku yaratır. Hayvanda genel bir halsizlik,solgunluk ve zayıflama hali vardır.

b-Askarit:İshal,karın ağrısı,büyümesi gibi şikayetler yaratır. Karın normalden şişkindir.Barsak tıkanması,yırtılması,siniri sisteminde hasar, ve ölüm ile sonuçlanabilir.

c-Kıl kurdu: İshal,kanlı dışkı gibi semptomlarla seyredebilir. Anemi,gelişme geriliği ortaktır.

KORUNMA: Paraziter dışkı muayeneleriyle teşhis edilip veteriner hekimce sağaltılır.




3-TENYALAR: ŞERİTLER: YASSI SOLUCANLAR:

Her tür hayvanda asalak olarak yaşayabilen tenya çeşitleri mevcuttur. Etçiller genelde bu parazitler için son konaktırlar. Otçul ve hem etçil hem otçul hayvanlar için ise bazen konak bazen arakonakçıdırlar (türlere göre sabit). Son konakda ergin form bulunur. Ergin form son konakçının dışkısıyla yumurtalarını dışarı atar. Son konakla temas eden veya son konağı bir şekilde yiyen canlı(arakonak) parazit yumurtasını veya larvasını almış,enfekte olmuş olur. Genelde arakonak zarar görür. Parazit son konakçısına çok zarar vermeden yaşar. Ergin form 10-20 cm. kadar boyundadır.

Arakonakçıda yaşayan araformların zararları: Barsak duvarını delerek büyümesine devam ederken kan ve lenf yoluyla yayıdığı için barsak mukozasını irkiltir, sindirim kanalını, peristaltğini bozar, gelişme geriliğine yol açar. Bazen toksik etkiler yaratabilir. Doku ve lenf sıvılarıyla beslenerek canlının besinine ortak olmuş olurlar.




a- Taenia psiformis,T. multiceps,T.hydatijena, T. ovis, T. multiceps, T. serialis, T.teniaformis, T.krabbai.

b- Diphylidium caninum

c-Echinocochus granulosus, E.multilocularis


a- Taenia psiformis ve bu gruptaki tenyaların erişkinleri son konak dediğimiz köpek ve kedilerde yaşarlar.
Ara formları olan sistiserkler ise fare,sıçan,tavşan, bazıları için koyun,keçi, sığır, gibi hayvanlarda çok da zarar vermeden yaşar ve son konak dediğimiz hayvanlarca vücutlarına alındıktan sonra orada gelişim göstererek ergin forma ulaşırlar.Son konak olan kedi ve köpek bu parazitlerle enfekte ise gelişim gerilikleri ileri safhada olmadıkça sadece görüntüde tüylerin matlığı gibi çok da belirli olmayan semtomlar yaratırlar. Dışkı muayenesinde yumurtaların izlenmesiyle kesin teşhise gidilir.


b-Dipylidium caninum: Bu parazitin ara konakçısı, kedi -köpeklerin bit ve pireleridir. Pirenin vücudunda gelişen sistiserkoidler, pirenin son konakça ( son konaklar : kedi, köpek, tilki,sırtlan ve bazen insan ) yenmesiyle son kokağın ( kedi , köpek vd.) vücudunda gelişimini tamamlar. 3 hafta içinde ergin tenya olur. 15-70 santimetre uzunluğunda en çok rastlanılan tenya türüdür. Genç hayvanda çok sayıda olduklarında sürekli ishal ve bazen ilerde kabızlık,zayıflık vb. ye yol açabilir. Çok sayıda parazit bir çeşit toksin yayarak arakonakçısında sinirsel bozukluklara da neden olabilir.( epileptoidnöbetler, konvulsiyonlar, kusma vb.) Anal sifinkterde kaşınma, yere popoyu devamlı sürterek anal kese yangısına da neden olabilirler. Kedi ve köpekte düzenli pire ilaçlaması ve gerektiğindeantiparaziter kullanımı ile hastalıktan korunulabilir. Pire mücadelesi şarttır.


c- Echinocochus granulosus ve KİST HİDATİK HASTALIĞI :

Son konak köpek,tilki,kurt,çakalda yaşayan ergin parazit 2-6 mm boyundadır.İnsanın da içinde olduğu arakonaklar ise: koyun, keçi, sığır, at , domuz ve diğer otçullarda kistler oluşturarak büyük zararlar verebilir. İnsan için en tehlikeli hastalıklardan biri olan KİST HİDATİK bu parazitce oluşturulur. Son konak olan hayvanda gelişimini 5-8 haftada tamamlanır ve yumurtalarla vücuttan atılır. Köpek eğer bu paraziti taşıyorsa dışkıyla atılan yumurtalar,yalanırken tüylerine bulaşabilir.Dışkı yada tüyle bu paraziti vücuduna alan insan hastalanır. Son konak olan köpeğe hiç bir zarar vermezken,ara konak olan insan zarar görmektedir. Bu nedenle bu parazitten korunmak için köpek 2 ayda bir düzeli olan ilaçlanır.KİST iğnesi olarak bilinen praperatlar aniparaziter ilaçlardır.Ve insan sağlığını korunması için uygulanmalıdır. Düzenli ilaç uygulanan köpekde bu parazit kesinlikle yaşayamaz. Köpeğiniz aşılama programına uyuyorsa hiç bir riskiniz yoktur. Son konak olan köpekde parazit yoksa tüylerde de parazit olmaz,yaşamaz ve köpek insanda KİST HİDATİK hastalığını oluşturamaz.




Echinococus multilokularis ve MULTİLOKULER KİST HİDATİK HASTALIĞI :

Parazitin gelişimini sürdürdüğü arakonaklar insan da olmak üzre, fare ve diğer kemirici hayvanlardır. Son konak ise kedi,köpek, tilki, sırtlandır. Son konak için zararı yoktur. İnsan eğer kedi ve köpekte bu parazit varsa tüy yada dışkısının ağız yoluyla alınması suretiyle enfekte olurda MULTİLOKULER KİST HİDATİK HASTALIĞI' na yakalanır.
Karaciğerde kistler meydana gelir. Bu parazit için de aynı şekilde 3 ayda bir tekrarlanan KİST İĞNESİ olarak bilinen DRONCİT iğnesi (veya muadili PRAZUQUANTEL ETKEN MADDELİ İLAÇLAMA) uygulanır.
Düzenli olarak aşılamaları tekrar edilen hayvanların insan sağlığına hiç bir zararı olmaz. Bu nedenle KİST iğnelerinin yapılması çok büyük önem taşımaktadır.

Bu parazit dahil bir çok parazit fare,kuşun yenmesi yoluyla veya yine kedi ve köpeye verilen yıkanmamış sebze,meyve, yiyecek,su, pişmemiş et ve sakatat yoluylaköpek ve kediye geçebilir,
Çiğ sakatat, et, yıkanmamış sebze ve meyveden insan direk yolla da parazitlerle enfekte olabilmektedir.
Bu nedenle hayavanlara verilen gıda dahil kendi gıdamızın da hijyenine dikkat etmeliyiz.Evde kedi köpek beslemesek de bu hastalıklara yakalanabiliriz.

Eve alınan hayvan mutlaka önce veteriner kontrolüne alınmalı,ilaçlamaları kesinlikle veteriner hekim önerisi doğrultusunca uygulanarak devam ettirilmelidir.

Konu bera tarafından (01-13-2013 Saat 07:23 AM ) değiştirilmiştir.
bera isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-13-2013, 07:19 AM   #3 (permalink)
Süper Moderatör
 
bera - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 13.266
Teşekkür: 573
891 Mesajına 3.147 teşekkür edildi.
Standart

Parazitler : Özet Bilgi


Günlük yaşamımızda hayatımızı tehdit eden unsurların başında hiç kuşkusuz parazitler gelmektedir.Bu sonuç sizi şaşırtabilir,zaten tehdidin önemi de buradadır.Genellikle ihmal edildiklerinden ve önceleri zararsızmış gibi göründüklerinden tehdidin büyüklüğü ancak tüm vucut yada organlar sarılınca yada apartmanımız böceklerle kaplanınca yada kedimizi Bitler-Pireler sarınca yada sırtımızdan geçinmeye alışmış kişiler sonunda bizim canımıza kast edince anlaşılmaktadır.

Sorun önceleri yok gibidir ve parazit zavallı güçsüz hatta acınası bir canlıdır.Bu nedenle önce önemsenmez hatta bir anlamda apartmanımızı veya organlarımızı istilasına göz yumulur.Nasıl mı? Örneğin iyi yıkanmamış meyve ve sebzelerin,iyi pişirilmemiş hatta pişmemiş yiyeceklerin parazit bulaştırdığını bilmesine rağmen yada birazda mikrop olsun veya mikrop mikroba bir şey yapmaz düşüncesiyle afiyetle tüketilir. ( Oysa ki başta iyi yıkama ve iyi pişirilme yapılmış olsa temizliğe azami dikkat edilse sorun olmayacaktı.)

Sonuçta da afiyetle parazit yumurtaları mideye oradan da bağırsaklara ve sonra da tüm vucuda iletilmiş olur.Çoğu zaman şikayet yaratmamış gibi duran bu parazitler aslında çok büyük bir sorun oluştururlar.

Yediğimiz besinlerin bir çoğunu tüketerek ortak yaşadıkları insanda yetersiz beslenmeye ve sonucunda da Anemi dediğimiz kansızlığa ve daha bir çok hastalığa neden olmaktadır.Hatta bazen iş yetersiz beslenmeyle de kalmamakta hayati organlara ulaşabilen bazı parazitler Beyinde-Karaciğerde-Böbreklerde-Akciğerlerde-Kalpte kistik oluşumlara neden olup hayatı tehdit tehdit edebilmektedir.

Oysa ki bütün bunlar temizlik kurallarına uyulması,pisliğin özendirildiği söylemlerden kaçınılması,çocuklarımıza pisliğin örnek olarak gösterilmemesi,elden geldiğince pislikten uzak durup temiz bir insan olmaya çalışmakla önlenebilir.

Pişmemiş besinlerle alınan parazit yumurtaları yolculuklarına bağırsak duvarından kana geçen parazit yumurtaları genellikle bebeklik dönemlerini geçirmek için bol oksijeni olan Akciğer dokusunu kendilerine tercih ederler.Kan yoluyla Akciğerlere gelen yumurtalardan çıkan bebek solucanlar burada 2 (iki) ay keyiflerine bakar ve emekliyebilecek hale gelirler.

2 (iki) ayın sonunda yavaş yavaş solunum yollarını kullanarak Broşları ve Nefes Borusunu geçen solucancıklar yemek borusu ve Nefes Borusu birleşimine kadar gelirler.Burada biriken salgılar içinde ki yavru solucanlar genellikle öksürükle veya yutkunma ile yemek borusundan Mideye iletilir veya balgam olarak dışarı atılırlar.

Yutularak tekrar bağırsaklara gelen yavrular burada erişkin hale geçerek yumurtlamaya başlarlar ve yumurtalar kana geçerek tekrar aynı serüveni gerçekleştirirler.

Toplumumuzda sık görülen geçmeyen öksürükler,gece gelen öksürükler ,nefes darlığı şikayetleri,kansızlık,halsizlik,verimsiz çalışma,depresyon ve daha pek çok sorunun temelinde işte az önce anlatmaya çalıştığımız parazitler yer almaktadır.

Parazitler önce sessiz ve sinsi bir şekilde kansızlığa neden olurlar ihmal edilen kansızlık ,doku ve organların yetersiz beslenmesi ile sonuçlanan çabuk yorulma ,isteksizlik,halsizlik ortaya çıkmakta hatta bu durum ruhsal sorunları da tetikleyebilmektedir.

Kadınlarımızda sık görülen kansızlığa bir de parazitlerin yol açtığı kansızlık eklenince kadınların neden daha sık depresyona girdikleri kolayca anlaşılır.

Parazitlerin baş kaynaklarından biri de sigara kullanımıdır.çoklukla fabrikalarda steril olmayan şartlarda üretilen sigaralar bir de kullanım esnasında yere düşen ve kirli ellerle tutularak ağza götürülen gözle görülmediği içinde temiz zannedilen sigaralar parazitin yayılmasında önemli bir etken olmaktadır.Ceplerde uygun olmayan tozlu yerlerde saklanan sigaralar genellikle sağlığını önemsemeyen kişilerin tükettiği sigaraların da sağlıklı bir şekilde korunması mümkün olmamakta ve sigara içen kişilerde zaten boş vermişlik ,doğru sözü dinlememe,sağlığı ile ilgilenmeme,alaycı tavır ve her zaman doğruyu mu yapıcaksın biraz yanlıştan bir şey olmaz gibi kendilerine has yaşam felsefesi oluşturduklarından temizliğe de aynı şekilde yaklaşmaları kaçınılmaz bir durumdur.Sonuçta hem temizliğe dikkat etmeme sonucu alınan parazitler hem de sigaranın yaptığı tahribat sonucu sigara içen kişilerde Akciğer sorunları katlanarak artmaktadır.

Aslında sigarada sinsi bir parazittir burada ki parazit sigaranın kendisi değil sigara üreticileridir. Müşterisini öldürerek para kazanırlar ve bir de zararlı olduğunu bildikleri halde her fırsatta reklamla yaygınlaşmaya çalışırlar.

Parazitler genellikle çocuklar ve okul sağlığı bozuk zihinsel özürlü kişileri çok sever, bu kişiler kendilerini koruyamaz temizlik şartlarına uyamazlar.Zaten toplumda da bütün parazitler çocukları sömürmek onların sırtından para ve çıkar sağlamak amacıyla her türlü düzeni kurarlar.Gün geçtikçe sigara içme yaşı aşağılara inmekte –Alkol-Uyuşturucu gençlerde hızla yayılmaktadır.Çocukları korumak içinde hemen hemen hiç önlem alınmamaktadır.

Alınacak önlemlerin basit olmasına rağmen alınmaması da sorunun ciddiyetinin boyutlarını göstermektedir.

Her şey bir tek Hamam Böceğinin apartmana girmesi ile ve ortamda görülen 3-5 böceğin önemsenmemesiyle başlar sonuçta apartmanımızı 2-3-4 katta defalarca ilaçlatmamız sonuç vermeyebilir.

Önemli olan zamanın da tedbir alınmasıdır ve ortamda görünmese bile zaman zaman apartmanın ilaçlatılması gerekmektedir.

Aynı şekilde vucutta da parazitler pişmeden yenen bir yiyecekten veya iyi yıkanmamış ,kabukları soyulmamış veya kirli ellerle tutularak yenmiş bir besinden alınan bir yumurtayla bulaşırlar sonuçta önemsenmeyen bu davranışlar sonucu tüm vucudu saran parazitler pek çok hastalığa zemin hazırlarlar.

Zararlılardan uzak durmak kişinin kendi elindedir.Hiç kimse sizi size rağmen koruyamaz,eğer siz yasak olanın –kötü olanın- size yapılması yanlıştır denilenin peşinden gidiyorsanız,kötülüğü kendinize yol olarak seçmişseniz hiç şüphesiz ki sizi kimse koruyamaz ve sonuçta kötüye varırsınız.Ama siz uyarıları dikkate alırsanız ,yapılmaması gerekeni yapmaz,temiz ve güzel olanın meşru olanın peşinden gidiyorsanız o zaman kimse de sizi yanlışa sürükleyemez siz güzele kavuşacaksınız demektir.Parazitler konusunda yapılan bu küçük uyarılarımızı dikkate almanız dileğiyle...

KAYNAK: Dr. A.Rahman AYTEKİN
bera isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-13-2013, 07:20 AM   #4 (permalink)
Süper Moderatör
 
bera - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 13.266
Teşekkür: 573
891 Mesajına 3.147 teşekkür edildi.
Standart






Prof.Dr.Ahmet Maranki Bağırsak solucanları tenyalar,yuvarlak solucanlar ve kıl kurtları olarak 3' e ayrılmaktadır dedi ve ekledi.Tenyalar 7-8 metreye kadar uzayabilir,halk arasında şerit olarak bilinir. İyi pişmemiş etlerle insanlara geçer.


Şerit olan kişilerde karın şişliği, bulantı ve iştahsızlık görülür. Bağırsak,normal çalışmaz ve sinir sistemi bozukluğu başlar.



Bağırsak parazitleri için bitkisel doğal formüller
Tenyaları düşürmek için


-1 litre kaynar suya 1 yemek kaşığı kekik katılarak 15 dakika demlendikten sonra süzülür. Sabahları aç karnına 1 su bardağı içilerek başlanır ve gün içerisinde,toplam 4 bardak tüketilir.


- 1 çorba kaşığı eğrelti otu 2 su bardağı kaynar suya konularak çay gibi demlenilir.15 dakika ara ile aç karnına birer su bardağı içilir.


- İnce rendelenmiş 200 gram havuç sabahları aç karnına yenilir. Öğleye kadar birşey yenilmemelidir.Öğle ve akşam yemeklerinden 20 dakika önce 100 er gram daha yenir. 5-6 gün boyunca bu uygulamaya devam edilmelidir.


Yuvarlak solucanlar:Yuvarlak solucanlar 10-20 cm boyunda olup genellikle 3 ile 10 yaş arası çocuklarda görülür.Karın şişlliği,karın ağrısı,zayıflama ve kaşıntı görülür.


Yuvarlak solcanları düşürmek için 1 su bardağı kaynar suya 1 tatlı kaşığı papatya konulur.10 dakika demlendirilip süzülür. Yemeklerden 1 saat önce günde 3-4 bardak içilir.


Kıl kurtları: Kıl kurtları 3-4 milimetre boyunda olup gözle zor görülen ufak kurtlardır.Geceleri uykusuzluk,sinir bozukluğu,baş dönmesi ve apandist bölgesinde ağrılara sebep olurlar.


Kıl kurtlarını düşürmek için
Sabahları aç karnına 250 gram çilek yenilip,öğleye kadar başka bir şey yenmezse şifa olur.Bir süre buna devam edilmelidir.
bera isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-13-2013, 07:20 AM   #5 (permalink)
Süper Moderatör
 
bera - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 13.266
Teşekkür: 573
891 Mesajına 3.147 teşekkür edildi.
Standart

Bağırsak parazitleri için öneriler Ahmet maranki



Bağırsak solucanları tenyalar,yuvarlak solucanlar ve kıl kurtları olarak üçe ayrılabilir.Tenyalar 7-8 metreye kadar uzayabilir,halk arasında şerit olarak bilinir. İyi pişmemiş etlerle insanlara geçer.

Şerit olan kişilerde karın şişliği, bulantı ve iştahsızlık görülür. Bağırsak,normal çalışmaz ve sinir sistemi bozukluğu baş gösterir.

Bağırsak parazitleri için bitkisel formüller:

Tenyaları düşürmek için :

* 1 çorba kaşığı eğrelti otu 2 su bardağı kaynar suya konularak çay gibi demlendirilir.15 dakika ara ile aç karnına birer su bardağı içilir.

* 1 litre kaynar suya 1 yemek kaşığı kekik konularak 15 dakika demlendirildikten sonra süzülür. Sabahları aç karnına 1 su bardağı.gün boyu toplam 4 bardak tüketilir.

* İnce rendelenmiş 200 gram havuç sabahları aç karnına yenilir.Öğleye kadar bir şey yenmez.Öğle ve akşam yemeklerinden 20 dakika önce 100 er gram daha yenir. 5-6 gün boyunca bu uygulamaya devam edilmelidir.

Yuvarlak solucanları düşürmek için:

Yuvarlak solucanlar 10-20 cm boyunda olup genellikle 3 ile 10 yaş arası çocuklarda görülür.Karın şişlliği,karın ağrısı,zayıflama ve kaşıntı görülür.

Tedavisi için:1 su bardağı kaynar suya 1 tatlı kaşığı papatya konulur.10 dakika demlendirilip süzülür. Yemeklerden 1 saat önce günde 3-4 bardak içilir.

Kıl kurtları için:

Kıl kurtları 3-4 milimetre boyunda olup gözle zor görülen ufak kurtlardır.Geceleri uykusuzluk,sinir bozukluğu,baş dönmesi ve apandist bölgesinde ağrılara sebep olurlar.

Sabahları aç karnına 250 gram çilek yenilip,öğleye kadar başka bir şey yenmezse şifa olur.Bir süre buna devam edilmelidir.

Prof. Dr. Ahmet Maranki
bera isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-04-2014, 09:23 PM   #6 (permalink)
Üye
 
pervin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 4.926
Teşekkür: 34
95 Mesajına 165 teşekkür edildi.
Standart

açıklayıcı bilgiler için teşekkür ederim.
pervin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
korunma, korunuruz, nasil, parazitler, parazitlerden, parazitlerden korunma, parazitlerden nasıl korunuruz

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 07:30 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

bestoffrm | aşk flashları | sitemap | tags
Resimli Şiirler Şairler Müzik Yemek Tarifleri Moda Örgü Modelleri Dantel Modelleri Şifalı Bitkiler İslami Konular Dil An Coğrafya Fizik Roman Özetleri Aşk Duaları Dilek Duaları Define İşaretleri Cilt ve Güzellik Sosyal Dil Anlatım Edebiyat Aşk flashları Domain Telif Hakkı Sitemizin tüm hakları saklıdır. Telif hakkı ihlali bildirimi, acil şikayetleriniz ve her türlü görüş ve önerileriniz için iletişim sayfamızı kullanabilirsiniz. Sorumluluk İçerik sağlayıcı ve paylaşım sitesi olan Bestoffrm.com sitesinde, 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre tüm üyelerimiz ve ziyaretçilerimiz yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Bestoffrm.com hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler iletişim sayfamızdan bildirilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır. Sitemizde yayınlanan sağlıkla ilgili konular sadece bilgilendirme amaçlı olup tedavi için Lütfen Doktorunuza başvurunuz.