Bestoffrm|Ask Flashlari| Resimli Siirler|Yazili Sorulari|Büyüler|Performans,Proje Konulari|Sifali Bitkiler|Definecilik
 
"İnsanların yaptığı sahte paralar kadar, paraların yaptığı sahte insanlarda vardır."
Geri git   Bestoffrm|Ask Flashlari| Resimli Siirler|Yazili Sorulari|Büyüler|Performans,Proje Konulari|Sifali Bitkiler|Definecilik >
»»-(¯`v´¯)-» İslam & Toplum »»-(¯`v´¯)-» > İslami Konular > Vaaz ve Sohbetler
Connect with Facebook

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 12-15-2010, 10:30 AM   #1 (permalink)
Admin
 
@izci@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 23.376
Teşekkür: 509
1.882 Mesajına 4.612 teşekkür edildi.
wwq Dilin afetleri,Dilin Afetleri Vaazı

Insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özellik, konuşma kabiliyetidir. Konuşmak, Allah Teala’nın insanoğluna verdiği en büyük nimetlerdendir. Hangimiz dilsiz kalmayı isteriz? Ama biliriz ki her nimetin olduğu gibi konuşmanın da yerinde ve gerektiği şekilde kullanılması gerekir . Zira, insanlarla ilişkilerimizin sağlıklı yürümesi, dilimize yani konuşmamıza bağlıdır. Kulluğumuzun Yüce Yaratan katında değerli olup olmamasında da sözlerimizin, konuşmalarımızın büyük payı vardır.
Onun de dikkat etmemiz gerektiğini bildirmekte ifadelerimize, bu konuda çeşitli uyarı ve tavsiyelerde bulunmaktadır her konuda bizlere yol gösteren Yüce Kitabımız, söz ve için. Ayet-i celilede: “Bir güzel söz, bir bağışlama, arkasından incitmenin Geldiği sadakadan daha hayırlıdır” buyurulur. Yüce Rabbimiz, inciten, gönül kıran konuşmaların, yapılan sadakaların sevabını yok edeceğini bildirmiştir.
Güzel söz söylemenin başlı başına bir sadaka olduğunu beyan eden Efendimiz (as), bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Mümin karalıyıcı, lanetleyici olmaz, edep dışı, çirkin konuşmaz, ağzı bozuk olamaz”.
Başkasının arkasından onun hoşlanmadığı bir üslupla konuşmak, koğuculuk yapmak, yalan yere şahitlik etmek, insanları çekiştirmek, alay ve iftira etmek, kaba ve incitici söz sarf etmek, sövüp saymak … Ahlâk kitaplarımızda bu tür söz ve konuşmalara “dilin afetleri” denilir. Eskiler “Uslûb-i Beyan, aynıyla insan” derlerdi. Yani birinin konuştuğuna bakarak nasıl bir insan olduğunu anlayabiliriz.

Değerli Kardeşlerim!
Allah Rasulü (sav) “Siz bana Dilinizi ve iffetinizi koruyacağınıza Garanti verirseniz, ben de size cenneti garanti ederim” buyurarak, sahip çıkmanın önemine dikkat çekmiştir dilimize. Bir diğer hadisinde şöyle buyurmuştur: “Ademoğlu sabaha erdi mi, bütün azaları dile şöyle yalvarırlar: Bizim hakkımızda Allah’tan Kork! Çünkü Biz sana tâbiyiz. Sen istikamette olursan, biz de İstikamet üzere oluruz. Sen yoldan çıkarsan, biz de çıkarız “. Nitekim günümüzde aile ve sosyal huzurumuzu bozan ve bazan da büyük felaketlere yol açan sebeplerden biri de yalan yanlış ya da çarpıtılmış ifadeler, rencide edici, hakaret içerikli sözler değil midir?
Kimi zaman kendimizi kaptırıp, doğru veya yanlış olduğuna bakmadan bu söylentilerin ardına düşüp, kötü sonuçlar doğuran OLAYLARA sebebiyet vermiyor muyuz? Bu konuda atalarımız ne güzel söylemişler: “Kılıç yarası iyileşir, dil yarası iyileşmez”, “Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı”.
Öyleyse dilimizi, Rabbimizin istediği şekilde terbiye edelim, kendi dilimizle kendi kişiliğimize, edep ve ahlâkımıza zarar vermeyelim. Güzel sözler söyleyerek ahlakımızı güzelleştirelim. Tatlı dil, doğru söz ve güler yüzlerimizle sevgili Peygamberimiz’in rahmet Ahlakını yansıtalım.
Allah cümlemizi rızasına uygun söz ve davranışta daim eylesin.

Emir Faysal ARVAS
Yusuf Agah Cami İmam-hatibi
BEYOĞLU


__________________

ALLAH'ım!
Bakışımızı ibret,
Sukutumuzu hikmet,
konuşmamızı sanat ve
marifete dönüştür,

ALLAH'ım!

Boşa bakanlardan,
Boşa susanlardan,
Boşa konuşanlardan eyleme.

@izci@ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
@izci@ Nickli kullanıcımıza teşekkür eden üyelerimiz:
veli (12-23-2012)
Alt 05-03-2012, 07:05 AM   #2 (permalink)
Admin
 
@izci@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 23.376
Teşekkür: 509
1.882 Mesajına 4.612 teşekkür edildi.
Standart

Dilin afetleri nelerdir?Her şeyin afeti olduğu gibi, dilimizin de afetleri vardır.
Konuyla ilgili bir çok hadisten bazıları:
- "Ademoğlu sabaha erdi mi, bütün azaları, dile temenna edip: "Bizim hakkımızda Allah'tan kork. Zira biz sana tabiyiz. Sen istikamette olursan biz de istikamette oluruz, sen sapıtırsan biz de sapıtırız!" derler."
- Süfyan İbnu Abdillah (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ey Allah'ın Resulü dedim, uyacağım bir amel tavsiye et bana!" Şu cevabı verdi: "Rabbim Allah'tır de, sonra doğru ol!" "Ey Allah'ın Resulü dedim tekrar. Benim hakkımda en çok korktuğunuz şey nedir?" Eliyle dilini tutup sonra: "İşte şu!" buyurdu." [Tirmizî, Zühd 61, (2412).]
- "Allah'a ve ahiret gününe inanan kimse ya hayır konuşsun ya da sussun."
- "Kişinin malayani şeyleri terki İslam'ının güzelliğinden ileri gelir."

alıntı
__________________

ALLAH'ım!
Bakışımızı ibret,
Sukutumuzu hikmet,
konuşmamızı sanat ve
marifete dönüştür,

ALLAH'ım!

Boşa bakanlardan,
Boşa susanlardan,
Boşa konuşanlardan eyleme.

@izci@ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
@izci@ Nickli kullanıcımıza teşekkür eden üyelerimiz:
veli (12-23-2012)
Alt 07-27-2012, 04:51 PM   #3 (permalink)
Admin
 
bestoffrm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2011
Mesajlar: 8.758
Teşekkür: 307
352 Mesajına 1.297 teşekkür edildi.
Standart

Allah bizleri diline sahip olan kullarından eylesin.
amin
bestoffrm isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-24-2012, 07:26 AM   #4 (permalink)
Moderatör
 
sufi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 2.913
Teşekkür: 89
123 Mesajına 390 teşekkür edildi.
Standart

Dilin tehlikesi büyüktür. Onun tehlikesinden kurtuluş ancak susmakla mümkündür. Bunun için Allah'ın dini susmayı övmüş ve müntesiblerini susmaya teşvik etmiştir.
Hadîsler
Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurmuştur: Susan kurtulmuştur!1 Susmak, hikmettir. Susan ise pek az!..2
Abdullah b. Süfyan, babasından şöyle rivayet eder: "Ben Hz. Peygamber'e 'Ey Allah'ın Rasûlü! Bana İslâm'dan öyle birşey öğret ki bundan sonra artık hiç kimseden İslâm hakkında birşey sormaya muhtaç olmayayım!5 diye sorduğumda, Hz. Peygamber cevap olarak şöyle dedi:
'Allah'a iman ettim de, sonra dosdoğru ol!' Hz. Peygamber'e sormaya devam ettim:
'Hangi şeyden sakınayım ya Rasûlallah?' O da eliyle dilini işaret etti".3
Ukbe b. Âmir der ki: Ey Allahın Rasûlü! Kurtuluş nedir?' dedim, Hz. Peygamber cevap olarak şöyle dedi: 'Dilini koru! Evinden çıkma! Günahın için ağla!' 4
Sehl b. Sa'd es-Sa'dî, Hz. Peygamberin şöyle dediğini rivayet eder: 'Kim diline ve tenâsül organına kefîl olur, haramda kullanmayacağına dair Allah'a söz verirse, ben de onun için cennete kefîl olurum'.5
Yine şöyle buyurmuştur: 'Kim, Kabkabı'nın, Zabzabı'nın ve Laklakı'nın şerrinden korunmuşsa, o kimse bütün şerden korunmuş demektir5.0
Kabkab mide, Zabzab tenâsül uzvu, Laklak ise dil demektir. İşte bu üç şehvet ile insanların ekserisi helâk olmaktadır. Bu sırra binaen biz, mide ile tenâsül organının şehvetinin âfetini beyan eder etmez, hemen dilin âfetlerini beyan etmeye başladık.
Hz. Peygamber'e İnsanı cennete götüren şeyin en büyüğü' sorulduğu zaman şu cevabı verdi: 'Allah'tan sakınmak ve güzel ahlâk'7 'Ateşe sokanın en büyüğü'nden sorulduğu zaman da şu cevabı verdi: İki içi boş olan nesne: Ağız ile tenâsül organı!' İhtimal ki hadîste bahsi geçen 'ağız'dan murâd, dilin âfetleridir. Çünkü ağız dilin mahallidir ve yine ihtimaldir ki mideden murâd onun menfezidir. Yani tenâsül uzvudur. Çünkü Muaz b. Cebel Hz. Peygamber'e 'Ey Allah'ın Rasûlü! Biz söylediklerimizden sorumlu muyuz?' diye sordu. Hz. Peygamber (s.a) şöyle cevap verdi:
Ey Cebel'in oğlu! Annen matemini tutsun! İnsanları burunları üzerine ateşe sürükleyen dillerin mahsulünden başka ne olabilir?8
Abdullah es-Sakafi 'Ey Allah'ın Rasûlü! Bana sığınacağım birşey söyle!' deyince, cevap olarak şöyle buyurmuştur: 'Rabbim Allah'tır de, sonra dosdoğru ol!'9 'Ya Rasûlullah! Benim için en tehlikeli şey nedir?' diye sordum. Dilini tutarak 'Budur' dedi.
Rivayet ediliyor ki Muaz (r.a) "Ey Allah'ın Rasûlü! Amellerin hangisi daha faziletlidir?' dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber dilini çıkardı. Sonra üzerine parmağını koydu.10
Kulun kalbi doğru olmadıkça imanı doğru olmaz. Kalbi de dili doğru olmadıkça doğru olmaz. Komşusunun şerrinden emin olmadığı bir kimse cennete giremez.11
Kim selâmette kalmayı seviyorsa, sükûttan ayrılmasın.12
Ademoğlu sabahladığı zaman tüm azalan dile hatırlatıcı oldukları halde sabahlarlar ve derler ki: 'Bizim hakkımızda Allah'tan kork! Zira sen doğru olursan biz de doğru oluruz. Eğer sen inhiraf edersen, biz de inhiraf eder, haktan ayrılırız'.13
Rivayet ediliyor ki Hz. Ömer (r.a) Ebubekir Sıddîk'ı, dilini eliyle çekerken gördü ve 'Ey Rasûlullah'm halifesi! Ne yapıyorsun?' diye sordu. Ebubekir şöyle cevap verdi: Şudur beni tehlikeli yerlere sokan!.. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştu:
Bedende hiçbir âzâ yok ki Allah katında dilden şikayetçi olmasın.14
İbn Mes'ud Safa tepesinde bulunuyordu: 'Lebbeyk Allahümme lebbeyke!' duasını okuyor ve şöyle diyordu: 'Ey dilim! Hayrı söyle, kâr et! Kötü söyleme, tehlikelerden selâmet kalırsın. Bunları,pişman olmazdan önce yap!' Kendisine 'Ya Ebû Abdurrahman! Bu senin kendiliğinden söylediğin bir dua mıdır, yoksa Hz. Peygamber'den dinlediğin bir dua mı?' denildi. İbn Me'sud şöyle dedi: Hayır! Aksine ben Hz. Peygamberin şöyle dediğini işittim:
Muhakkak ki ademoğlunun yanlışlıklarının çoğu dilindedir.15
Dilini koruyan bir kimsenin avretini Allah Teâlâ örter. Öfkesine hâkim olan bir kimseyi Allah azabından korur. Çünkü Allah'a yalvarıp özrünü arzederse, Allah onun özrünü kabul eder.16
Rivayet ediliyor ki, Muaz b. Cebel 'Ey Allah'ın Rasûlü! Bana nasihatta bulun!' dedi. Hz. Peygamber:
'Allah'ı görür gibi ona ibadet et! Nefsini ölülerden say! Eğer dilersen, senin için bunlardan daha faydalı birşeyi haber vereyim' diyerek dilini işaret etti.17
Size ibadetin en kolayını ve beden için en rahatını haber vereyim mi? Susmak ve güzel ahlâktır.18
Ebû Hüreyre, Hz. Peygamber'in şöyle buyurduğunu rivayet eder:

Her kim, Allah'a ve son güne inanıyorsa, ya hayır söylesin veya sükût etsin.
Allah o kuldan razı olsun ki, konuşup ganimet sahibi olur veya susup selâmette kalır.19
Hz. İsa'ya 'Bizi öyle bir amele muttali et ki onunla cennete girmiş olalım!' denildiğinde şöyle demiştir: 'Hiç konuşmayınız'. Dediler ki: 'Buna gücümüz yetmez!' O zaman şöyle dedi: 'O halde ancak hayır ile konuşunuz!'
Hz. Süleyman şöyle demiştir: 'Eğer söz gümüş ise sükut altındır'.
Berra b. Âzib'den şöyle rivayet ediliyor: Bir göçebe Hz. Peygamberin huzurunâ geldi ve dedi ki: 'Beni öyle bir ibadete muttali et ki cennete girmeme vesile olsun!' Hz. Peygamber de şöyle buyurdu:

Aç kimseye yedir, susuza içir! Emr-i bi'1-mâruf yap! Münkeri yasakla! Eğer gücün buna yetmiyorsa -hayır hariç-dilini tut!20
Hayır hariç, dilini tut! Böyle yapmakla şeytanı mağlûp edersin.21
Allah Teâlâ her konuşanın dilinin yanındadır. Bu bakımdan ne söylediğini bilen kişi Allah'tan korksun!
Müslüman kimseyi susmuş ve vakur gördüğünüz zaman ona yaklaşınız! Çünkü o, hikmeti telkin eder.22
İnsanlar üç gruptur:
1.Ganim
2.Sâlim
3.Sâhib
Ganim, Allah'ı zikreden, Sâlim sükût eden, Sâhib ise bâtıla dalan kimsedir.23
Mü'min bir kimsenin dili, kalbinin arkasındadır. Konuşmak istediği zaman kalbiyle o şeyi düşünür, sonra diliyle onu geçiştirir; münafığın dili kalbinin önündedir. Bir şeyi kastettiğinde diliyle söyler, kalbiyle düşünmez.24
İsa (a.s) şöyle demiştir: İbadet on parçadır. Bu on parçanın dokuzu susmak, bir parçası da insanlardan kaçmaktadır'.
Çok konuşan bir kimsenin, düşüşü çok olur. Düşüşü çok olan bir kimsenin günahları çoğalır. Günaları çok olan bir kimsenin ise herşeyden daha fazla lâyıkı ateştir.25
Ashab'ın ve Âlimlerin Sözleri
Ebubekir Sıddîk (r.a) ağzına küçük taşları koyar, onlarla nefsini konuşmaktan menederdi. Kendisi diline işaret ederek şöyle demiştir: 'Beni tehlikeli yerlere sokan budur!
Abdullah b. Mes'ud (r.a) der ki: 'Kendisinden başka ilah olmayan Allah'a yemin ederim, uzun hapsetmeye dilden daha fazla müstehak olan hiçbir şey yoktur!'.
Tavus şöyle demiştir: 'Benim dilim yırtıcı hayvandır. Onu bıraktığım zaman beni yer!'
Vehb b. Münebbih, Âl-i Davud'un hikmetinden şunu söyledi: 'Akıllı bir kimseye gereken, zamanını bilmek, dilini korumak ve kendi hâline yönelmektir'.
Hasan Basrî şöyle demiştir: 'Dilini korumayan bir kimse dinini hakkıyla bilmiş değildir'.
Evzâî şöyle demiştir: Ömer b. Abdulaziz (r.a) bizlere şöyle yazdı: 'Ölümü fazla hatırlayan bir kimse, dünyada az ile razı olur. Konuşmasını amelinden sayan bir kimse, kendisini ilgilendirmeyen konuda az konuşur!"
Susmak, kişi için iki fazileti bir araya getirir:
1.Dininde selâmet kalmak
2.Arkadaşını iyi anlamak
Muhammed b. Vâsık, Mâlik b. Dinar'a şöyle dedi: 'Ey Ebû Yahya! İnsanlar için dilini korumak, dinar ve dirhemi (parayı) korumaktan daha çetindir'.
Yunus b. Ubeyd şöyle demiştir: 'Bir kimsenin dili bir durum üzerinde ise (mazbutsa) bu dil mazbutluğunun faydasını diğer amellerde de görür'.

Hasan Basrî şöyle demiştir: "Bir grup Muaviye'nin yanında konuştu. Ahnef b. Kays ise susmuştu. Muâviye ona dedi ki: 'Ey Ebû Bahr! Sen hiç konuşmuyorsun?' Ahnef, Muaviye'ye 'Eğer yalan söylersem Allah'tan korkuyorum. Eğer doğru söylersem senden korkuyorum' dedi".
Ebubekir b. Ayyaş şöyle anlatıyor: "Dört padişah bir araya geldi. Biri Hind, biri Çin, biri Kisrâ ve biri de Kayser... Aynı mânâyı ayrı ibarelerle ifadeye çalıştılar. Onlardan biri dedi ki: 'Ben söylediğimden dolayı nedamet duyarım. Fakat söylemediğimden dolayı duymam'. Diğer biri de şöyle dedi: 'Ben herhangi bir kelimeyi konuştuğum zaman o kelime bana hâkim olur. Ben ona hâkim olamam. Onu konuşmadığım zaman ise, ben ona hâkimim. O bana hâkim değil'. Üçüncüsü dedi ki: 'Ben konuşanın hâline hayret ediyorum. Eğer konuştuğu kendisine dönerse, kendisine zarar verir. Eğer dönmezse kendisine fayda vermez'. Dördüncüsü de 'Ben söylemediğimi reddetmekte söylediğimi reddetmekten daha kudretliyimdir' dedi".
Mansûr b. Mu'taz kırk sene yatsı namazından sonra bir kelime dahi konuşmadı.
Rabi b. Hay sem, yirmi sene dünya kelâmından bir kelime dahi konuşmadı. Sabahladığı zaman bir divit ile kâğıt alır, ne konuşursa kaydeder. Akşam üzeri konuştuklarından nefsini sorumlu tutar, hesaba çekerdi.

Soru: Susmanın bu büyük faziletlerinin sebebi nedir?
Cevap: Sebebi dil âfetinin çokluğudur. O âfetler; yanlışlık, yalan, gıybet, kovuculuk, riya, münafıklık, fâhiş konuşmak, cedel yapmak, nefsi temize çıkarmak, bâtıla dalmak, başkasıyla kavga etmek, fuzulî konuşmak, hakîkati tahrif etmek, hakîkate ilâvelerde bulunmak veya hakikatten eksiltmek, halka eziyet etmek veya halkın namusuna saldırmaktır.
İşte bu âfetler çoktur. Bunlar dile ağır gelmezler. Kalpte bunların halâveti vardır. Nefis ve şeytan insanı bunlara itelemektedir. Bunlara dalan bir kimse diline az zaman hâkim olup da sevdiğinde dilinin dizginini bırakır, sevmediğinde dilini tutabilir. Çünkü böyle yapmak, ilmin -ileride de geleceği gibi- çetinliklerindendir. Bu bakımdan konuşmaya dalmakta tehlike vardır, susmakta ise selâmet... Bunun için susmanın fazileti oldukça büyüktür. Susmakta -bu faziletle beraber- himmetin derli toplu bulunması, vakarın devam etmesi, fikir, zikir, ibadet için boşalmak, dünya hakkında konuşmanın mesuliyetinden selâmet kalmak ve âhirette hesabını vermekten kurtulmak gibi iyi hasletler vardır. Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

(İnsan) hiçbir söz söylemez ki yanında (onu) gözetleyen, dediklerini zapteden (bir melek) hazır bulunmasın. (Kâf/18)
Susmaya devam etmenin faziletine birşey delâlet eder. Şöyle ki: Konuşma dört kısımdır. Bir kısmı katıksız zararlı, başka bir kısmı katıksız faydalı, diğer bir kısmı hem zararlı, hem faydalı, dördüncü bir kısmı ise, ne zararlı, ne de faydalıdır. Katıksız zarar olan kısma gelince, bu kısımda mutlaka susmak gerekir. Çünkü onun faydası, zararını karşılayamaz. İçinde ne fayda, ne de zarar olan konuşmaya gelince, bu fuzûlî konuşmadır. Zamanın zayi edilmesi de zararın ta kendisidir. Bu bakımdan elimizde dördüncü bir kısım kalıyor. O halde konuşmanın dörtte üçü düştü, dörtte biri kaldı. Bu dörtte birin içinde de tehlike vardır; zira bu kısım içine riyanın inceliklerinden tasannu, nefsi temize çıkarmak ve fuzûlî konuşmak gibi günah olan şeyler karışır. Öyle bir şekilde karışır ki idrâk edilmesi pek güçtür. Bu nedenle insanoğlu böyle bir konuşma ile kendisini tehlikeye atmış olur Kim -ilerde zikredeceğimiz şekilde- dil âfetlerinin inceliklerini bilirse, kesinlikle anlar ki şu Hz. Peygamber'in bu hususta söylediği en keskin ve şaşmaz sözüdür:
Kim susarsa kurtulur.26
Yemin olsun ki, Hz. Peygambere hikmetin cevherleri, kelimelerin toplayıcıları bahşedilmiştir.27 Onun kelimelerinin herbirinin altındaki mânâ denizlerini ancak âlimlerin havâss tabakası bilir. Eğer Allah Teâlâ dilerse bizim zikredeceğimiz âfetlerde ve o âfetlerden korunmanın zorluğunda sana bunun hakîkatini bildirecek ayrıntılar vardır. Biz şimdilik dil âfetlerini sayalım. Onun en gizlisinden başlayalım. En açığına doğru yavaş yavaş çıkalım.
Gıybet, kovuculuk ve yalancılık hakkındaki konuşmayı erteleyelim. Çünkü bu husustaki konuşma oldukça uzundur. O âfetler yirmi tanedir. Bunları bil ve Allah'ın inayetiyle irşâd ol!
1)Tirmizî
2)Deylemî
3)Tirmizî, Nesâî
4)Tirmizî
5)Buhârî
6)Deylemî
7)Tirmizî
8)İbn Mâce, Hâkim
9)Nesâî
10)Taberânî, İbn Ebî Dünya
11)Harâitî, (Enes b. Malik'ten)
12)İbn Ebî Dünya, Beyhakî
13)Tirmizî, (Said b. Câbir'den)
14)İbn Ebî Dünya, Dârekutnî, Beyhakî
15)Taberânî, İbn Ebî Dünya, Beyhakî
16)İbn Ebî Dünya, Taberânî, (İbn Ömer'den)
17)İbn Ebî Dünya, (Mürsel olarak)
18)Müslim, Buhârî, (Saffan b. Selim'den)
19)İbn Ebî Dünya, Beyhakî, (Hasan Basrî'dou)
20)İbn Hibban, Taber&nS, Evsat
21)İbn Ebî Dünya
22)İbn Mâce
23)Taberânî, (İbn Mes'ud'dan)
24)Harâitî, (Hasan Basrî'den
25)Ebû Nuaym, Ebû Hatim
26)Daha önce geçmişti
27)Müslim, (Ebû Hüreyre'den

Konu bera tarafından (04-04-2013 Saat 08:31 PM ) değiştirilmiştir.
sufi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-23-2012, 06:51 PM   #5 (permalink)
Üye
 
veli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 869
Teşekkür: 120
52 Mesajına 147 teşekkür edildi.
Standart

bilgi ve paylaşım için teşekkür ederim.
veli isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-04-2013, 12:21 PM   #6 (permalink)
Üye
 
kanka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 832
Teşekkür: 28
70 Mesajına 266 teşekkür edildi.
Standart

paylaşım için teşekkürler.
kanka isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-04-2013, 08:33 PM   #7 (permalink)
Süper Moderatör
 
bera - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 12.050
Teşekkür: 572
826 Mesajına 3.021 teşekkür edildi.
Standart

Allah razı olsun.
bera isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-06-2013, 05:11 PM   #8 (permalink)
Üye
 
doktor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2013
Mesajlar: 564
Teşekkür: 9
10 Mesajına 61 teşekkür edildi.
Standart

paylaşım için teşekkürler.. emeğinize sağlık.
doktor isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
afetleri, canlı cuma hutbesi dinle, canlı cuma vaazı, canlı cuma vaazı dinle, canlı hutbe dinle, cuma hutbeleri, cuma hutbesi, cuma hutbesi ankara, cuma hutbesi dinle, cuma vaaz canlı dinle, cuma vaazları dinle, cuma vaazı, cuma vaazı dinle, dil, dil'in afetleri, dilin, dilin afetleri, dilin afetleri hakkinda, dilin afetleri hakkinda hadisler, dilin afetleri hakkinda sozleri, dilin afetleri hutbe, dilin afetleri ile ilgili hadis, dilin afetleri ile ilgili hadisler, dilin afetleri izzet, dilin afetleri kitap, dilin afetleri nedir, dilin afetleri nelerdir, dilin afetleri sozleri, dilin afetleri vaaz, dilin afetleri vaazı, dilin afetleri ve rahmetleri, dilin buyuk tehlikesi ve susmanin fazileti, düşünce, guzel dilin afetleri, günaha girme, hatalı konuşma, hutbe duaları, vaazi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 09:40 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

bestoffrm | aşk flashları | sitemap | tags
Aşk flashları Domain Telif Hakkı Sitemizin tüm hakları saklıdır. Telif hakkı ihlali bildirimi, acil şikayetleriniz ve her türlü görüş ve önerileriniz için iletişim sayfamızı kullanabilirsiniz. Sorumluluk İçerik sağlayıcı ve paylaşım sitesi olan Bestoffrm.com sitesinde, 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre tüm üyelerimiz ve ziyaretçilerimiz yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Bestoffrm.com hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler iletişim sayfamızdan bildirilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır. Sitemizde yayınlanan sağlıkla ilgili konular sadece bilgilendirme amaçlı olup tedavi için Lütfen Doktorunuza başvurunuz.