![]() |
| | #1 (permalink) |
| Moderatör Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 1.079
Teşekkür: 20
22 Mesajına 27 teşekkür edildi.
| Akdeniz'den Geçerken Sular pırıl pırıl, rüzgârı mis kokulu, Kuş uçmaz eski Türk kalyonlarının yolu. Sağda, sıra dağlarla kabaran Anadolu, Yeşil eteklerinde tükeniyor Toros'un. Akşam pembeleşiyor bembeyaz tepelerde, Eğiliyor bulutlar engine perde perde. Dönüyorken kıyılar koyu bir laciverde, Sesini dinliyorum sularda Barbaros'un. Havada bir dost eli okşuyor derimizi, Boynu bükük adamlar tanıyor sanki bizi; İçimize çevirip nemli gözlerimizi. Geçtik yabancı gibi yakınından Rodos'un. Kaynak: Türkiye Şiirleri Kemalettin Kamu |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Moderatör Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 1.079
Teşekkür: 20
22 Mesajına 27 teşekkür edildi.
| Bingöl Çobanları Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum. Bu dağların eskiden aşinasıdır soyum. Bekçileri gibiyiz ebenced buraların, Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların Görmediği gün yoktur sürü peşinde bizi Her gün aynı pınardan doldurup testimizi Kırlara açılırız çıngıraklarımızla. Okuma yok, yazma yok, bilmeyiz eski yeni, Kuzular bize söyler yılların geçtiğini, Arzu, başlarımızdan yıldızlar gibi yüksek; Önümüzde bir sürü, yanımızda bir köpek, Dolaştırıp dururuz aynı daüssılayı. Anam bir yaz gecesi doğurmuş beni burda, Bu çamlıkta söylemiş son sözlerini babam; Şu karşıki bayırda verdim kuzuyu kurda, "Suna"mın başka köye gelin gittiği akşam, Gün biter, sürü yatar ve sararan bir ayla, Çoban hicranlarını basar bağrına yayla. Kuru bir yaprak gibi kalbini eline al, Diye hıçkırır kaval: Bir çoban parçasısın, olmasan bile koyun, Daima eğeceksin başkalarına boyun; Hülyana karışmasın ne şehir, ne de çarşı, Yamaçlarda her akşam batan güneşe karşı Uçan kuşları düşün, geçen kervanları an, Madem ki kara bahtın adını koydu çoban! Nasıl yaşadığından, ne içip yediğinden, Çıngırak seslerinin dağlara dediğinden Anlattı uzun uzun. Şehrin uğultusundan usanmış ruhumuzun Nadir duyabildiği taze bir heyecanla, Karıştım o gün bugün bu zavallı çobanla Bingöl yaylalarının mavi dumanlarına, Gönlümü yayla yaptım Bingöl çobanlarına. Kemalettin Kamu |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Moderatör Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 1.079
Teşekkür: 20
22 Mesajına 27 teşekkür edildi.
| Gurbet Gurbet o kadar aci Ki, ne varsa içimde, Hepsi bana yabanci, Hepsi başka biçimde. Eriyorum git gide, Elveda her ümide! Gurbet benligimi de Bitirdi bir içimde. Ne arzum ne emelim... Yaralanmiş bir el'im... Ben gurbette degilim, Gurbet benim içimde... Kemalettin Kamu |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Moderatör Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 1.079
Teşekkür: 20
22 Mesajına 27 teşekkür edildi.
| Gurbet Geceleri Bekçisiyim, bu serin Bu siyah gecelerin Gurbetten daha derin Bir yara yok içimde! Korku bilmez ölümden Her gün yeniden ölen Bir bade gibi neden Biteyim bir içimde! Ne aşkım, ne emelim Soluk bir karanfilim Ben gurbette değilim Gurbet benim içimde! Kemalettin Kamu |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| kamu, kemalettin, siirleri |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |