Bestoffrm|Ask Flashlari| Resimli Siirler|Yazili Sorulari|Büyüler|Performans,Proje Konulari|Sifali Bitkiler|Definecilik
 
"Allah'ım, senden sabır, afiyet ve güzel ahlak isterim. "Hadis-İ Şerif"
Geri git   Bestoffrm|Ask Flashlari| Resimli Siirler|Yazili Sorulari|Büyüler|Performans,Proje Konulari|Sifali Bitkiler|Definecilik >
»»-(¯`v´¯)-» Aşk & Sevgi »»-(¯`v´¯)-» > Şairler ve Şiirleri > K&N
Connect with Facebook

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01-13-2012, 06:16 AM   #1 (permalink)
giz
Üye
 
giz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 155
Teşekkür: 19
Thanked 1 Time in 1 Post
Standart Nazım Hikmet' ,Nazım Hikmet' Kimdir



Nazım Hikmet, 15 Ocak 1902' de Selanik'te doğdu, 3 Haziran 1963'te Moskova'da öldü. 61 yıllık ömrünün dörtte birinden çoğu ( 17 yılı ) hapishanelerde, altıda birinden çoğu ( son 12 yılı ) yurda dönüş yolları kapalı olarak yurt dışında geçti.Nazım Hikmet ardında onurlu bir ad ve ulusumuz için büyük övünç kaynağı olan yapıtlar bırakmıştır.
Nazım Hikmet doğduğu çağın Osmanlı toplumunda kültürlü ve ilerici bir ailedendir.Baba yönünden dedesi Nazım Paşa, şairliği de olan özgürlükçü bir kişidir, Mithat Paşa' nın yakın arkadaşlarındandır.Anne yönünden dedesi Enver Paşa dilci ve eğitimcidir.Babası Hikmet Bey, Mekteb-i Sultani ( Galatasaray Lisesi ) mezunu ve Kalem-i Ecnebiye' de çalışan bir memurdur.Annesi Celile Hanım Fransızca bilen, piyano çalan, resimle uğraşan ve bu dalda epey başarılı olmuş bir kadındır.
Nazım Hikmet'in yaşamı belirli tarihlerle başlayıp biten beş döneme ayrılabilir.
BİRİNCİ DÖNEM, doğumu ile Anadolu'ya geçmek üzere yola çıkışı arasında kalan zaman dilimidir.
Nazım Hikmet ilk ve orta öğreniminden sonra 1917' de girdiği Heybeliada Bahriyeli Mektebi'nden 1919' da mezun olur; güverte subayı iken, 1920'de geçirdiği ağır bir hastalık yüzünden çürüğe çıkarılır.
Nazım Hikmet çocuk yaşlarında şiirle uğraşmaya başlamıştır.İlk şiiri 16 yaşındayken yayımlanır. 1920' de Alemdar gazetesinin düzenlediği şiir yarışmasında birincilik ödülü ona verilir. Seçici kurulda o günün ünlü şairleri vardır. Bu dönemdeki şiirleri hece ölçüsüyle yazılmıştır.
İstanbul' un işgali üzerine, Anadoludaki kurtuluş savaşına katılmak için 1 Ocak 1921' de İstanbul'dan yola çıkan Nazım Hikmet, edebiyat çevresinde yetenekli bir şair olarak tanınmış, 19 yaşında yurtsever bir gençtir.
İKİNCİ DÖNEM, Anadoluya geçişi ile 1924 Ekiminde Sovyetler Birliğinden sınırı gizlice geçerek yurda dönüşü arasındaki zaman dilimidir.
Çetin bir yolculuktan sonra Ankara'ya varan Nazım Hikmet ve arkadaşı Vala Nurettin, bir süre sonra öğretmen olarak atandıkları Bolu'ya giderler.
Bu arada Anadolu gerçekliği ile karşılaşmışlar ve Almanya'dan dönmüş Spartakist olduklarını söyleyen bir grup gençle arkadaşlık etmişler ve onlardan tarihsel materyalizm üzerine kabaca bilgi edinmişlerdir. Bolu'da Büyük Fransız Devrimi ve Sovyetler Birliğinde yaşamakta olanlar üstüne öğrendikleri de bunlara eklenince, bilgi bakımından pek yetersiz olduklarını kavrayan iki arkadaş, Sovyetler Birliği' ne gitmeye karar verdiler. Bu kararda iki etkenin daha payı vardır: Birincisi, Bolu'da karşılaştıkları tutucu tepki.İkincisi, gizli polis örgütünün onlara karşı takındığı güvensizlik bildirir tutum.
İki arkadaş kararlarını uygulayarak Sovyetler Birliğine gidip Moskova^daki Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi'nde öğrenci yazılırlar.Nazım Hikmet bu üniversitede politik bilimler ve ekonomi öğrenimi görür.Ayrıca o dönemde Sovyetler Birliği'nde uygulanmış ve tarihte benzeri görülmemiş, toplumsal bir eğitimden geçer.
Bu dönemde şiirin içeriği zenginleşir; dolayısıyla kullanageldiği biçim yetersiz kalır.Genç Sovyet şairlerinden de etkilenerek kendine özgü, özgür bir biçim geliştirir, edebiyatımızda başlıbaşına bir çığır olup kalan ve giderek olgunlaşacak olan şiirin başlıca ilkelerine ulaşır. Bu dönemde yazdığı kimi şiirleri, 1923'te ,Yeni Hayat ve Aydınlık gibi dergilerde yayımlanmıştır.
Nazım Hikmet, yurda döndüğünde dünya görüşü ve davranışları disiplinli, yaşamı ve politik kişiliği sanatçı kişiliğinden ayrılmaz, sosyalist bir yurtseverdir. Ve hep öyle kalır.
ÜÇÜNCÜ DÖNEM, 17 Ocak 1938' de , Harp Okulu Olayı diye anılan dava dolayısıyla tutuklanmasına dek sürer.
Nazım Hikmet 1924'te Aydınlık dergisinde çalışmaya başlar.Şeyh Sait Ayaklanması üzerine 4 Mart 1925'te çıkarılan Takrir-i Sükun Kanunu uygulanarak kimi gazete ve dergiler kapatılır. 1 Mayıs 1925' te yayımlanan bir bildiri dolayısıyla Aydınlık dergisi yazarlarının çoğu tutuklanır. O sırada İzmir'de saklanan Nazım Hikmet, Ankara İstiklal Mahkemesince, gıyabında 15 yıl hapse mahkum edilir. Bunun üzerine yurtdışına çıkıp Sovyetler Birliği'ne gider. 1926' da çıkarılan af yasası üzerine, pasaport alıp yurda dönmek için Türk elçiliğine başvurur. Başvurusuna yanıt verilmez. İlk şiir kitabı Güneşi İenlerin Türküsü'nü Bakü'de yayımlatır ( 1928 ). 1928 Ekiminde, gene sınırı gizlice geçerek yurda döner.Bu dönemde Nazım Hikmet birçok kez tutuklanır, hakkında açılan kimi davalarda beraat eder, kimilerinde çeşitli hapis cezalarına mahkum edilir ve son olarak Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla ilan edilen aftan yararlanır.
Nazım Hikmet, 1928'de, Zekeriye Sertel'in çıkardığı Resimli Ay dergisinde yazmaya başlar.1929'da, bu dergide Putları Yıkıyoruz başlığı altında, o günün büyük sayılan kimi şairlerine yönelttiği sert eleştiriler ve saldırılar büyük yankılar uyandırır.Kısa aralıklarla şiir kitapları çıkar: 835 Satır ve Jakond ile Sİ-YA-U 1929'da, Varan ÜÇ ile 1+1=1 1930'da, Benerci Kendini Niçin Öldürdü ile Gece Gelen Telgraf 1932'de, Taranta Babu'ya Mektuplar 1935' te, Simavne Kadısı Oğlu,Şeyh Bedrettin Destanı 1936' da yayımlanır.Kafatası(1932) ve Bir Ölü Evi(1932) adlı oyunları Darülbedayide, Unutulan Adam(1935) Şehir Tiyatrosunda sergilenir.Kimi kitapları dolayısıyla davalar açılır. Nazım Hikmet, ailesinin geçimini sağlamak için, çeşitli gazete ve dergilere, takma adlarl fıkralar, romanlar; tiyatrolara operetler; İpek Film için senaryolar da yazmış, dublaj ve film yönetmenliği gibi işlerle de uğraşmıştır.
DÖRDÜNCÜ DÖNEM, Harp Okulu Olayı davasından ötürü tutuklanmasıyla başlayıp 17 Haziran 1951' de gizlice yurt dışına çıkmasıyla biter.
Nazım Hikmet, Harp Okulu Olayı ve Donanma davaları dolayısıyla, "askeri kişileri üstlerine karşı isyana teşvik" ve "askeri isyana teşvik" ten toplam 35 yıl hapse mahkum edilir.Bu ceza, birtakım gerekçelerle, 28 yıl 4 aya indirilir. Böylece kesiksiz ve uzun mahpusluğu başla.
Anılan davalarda büyük 8 hukuksal yanlış yapılmıştır. Bu davalarla ilgili belgelerin ve yayınların gösterdiği gibi, Nazım Hikmet hukuken suçsuz mahkumdur. Nazım Hikmet, bunaldığı günler olursa da, bu suçsuz mahkumluğa ve mahpusluğa psikolojik bakımdan büyük başarıyla katlanır ama biyolojik bakımdan yıpranır.1949'da başlatılan çabalar, sonunda Nazım Hikmet'in 15 Temmuz 1950'de yürürlüğe giren af yasasının kapsamına alınmasıyla sonuçlanır.Mahpusluğu 12 yıl 7 ay sürmüştür.
Özgürlüğe kavuşan Nazım Hikmet, polisçe sürekli ve açıkça izlenir. Kitaplarını yayımlatma, oyunlarını oynatma olanağı yoktur.Bilindiği gibi Heybeliada Bahriya Mektebini bitirip bir yıl subaylık stajı yapmış ve çürüğe çıkarılmıştır. Özgürlüğüne kavuştuğunda koroner yetmezliği vardır, karaciğeri bozuktur vb. Yaşı elliye varmış, tıbben çökmüş bir insandır. Bütün bunlara karşın askere çağrılır.Politik iktidar onun yurdunda barınmasını istememektedir. Nazım Hikmet bu koşullarda yurtdışına çıkmaya karar verir.
Bu uzun hapis döneminden birçok şiir, Kuvayi Milliye Destanı ve dünya edebiyatında bir benzeri olmayan, şiir, destan, öykü, roman öğeleri taşıyan Memleketimden İnsan Manzaraları adlı yapıtı kalmıştır. Nazım Hikmet mahpushaneyi Türkiye toplumundaki aksaklıkların sonucu olan tipik örnekler dolu bir ortam olarak incelemiş; yazdıklarını mahpuslara okumuş, onların tepkilerini gözlemiş, eleştirilerini dinlemiş ve bunları değerlendirmiştir. Mahpushanede karşılaştığı genç insanlara eğitmen ve öğretmen olmuştur.
BEŞİNCİ VE SONUNCU DÖNEM (17 Haziran 1951-3 Haziran 1963): Nazım Hikmet artık özgürdür, Türkiye dışında bütün ülkelere gidebilir. Bu kez yurt özlemi çekmeye mahkum edilmiştir.Birçok ülkeye gider, uluslararası çeşitli toplantılara ve etkinliklere katılır.
Son yapıtlarını bu koşullarda vermiştir.
Nazım Hikmet, yaşadığı 61 yıllık zaman diliminde insanlık, birinci büyük emperyalist savaşı, büyük Ekim Devrimi'ni, faşizmin kükreyişini, ikinci büyük emperyalist savaşı ve ardından soğuk savaşın ilk perdesini yaşamıştır. Nazım Hikmet bütün bunlardan en çok etkilenmiş insanlardan biridir. Denebilir ki, politik ve sanatçı kişiliğiyle, yapıtlarıyla, sevinçleri, acıları ve özlemleri ile Nazım Hikmet bütün bunların bir insanda yansımış sonucudur.
Nazım Hikmet'le ilgili anılar içeren kitapların bir kısmı, ilgili oldukları dönemlere göre şöyle sıralanabilir:
BİRİNCİ DÖNEM
NAZIM (Anlatan Samiye Yaltırım, yazan Aydın Aydemir)
BU DÜNYADAN NAZIM GEÇTİ (Vala Nurettin)
NAZIM NAZIM (Aydın Aydemir)
İKİNCİ DÖNEM
BU DÜNYADAN NAZIM GEÇTİ (Vala Nurettin)
SUYU ARAYAN ADAM (Şevket Süreyya Aydemir)
NAZIM (Anlatan Samiye Yaltırım, yazan Aydın Aydemir)
NAZIM NAZIM (Aydın Aydemir)
ÜÇÜNCÜ DÖNEM
BU DÜNYADAN NAZIM GEÇTİ (Vala Nurettin)
NAZIM HİKMET VE BABIALİ (Zekeriya Sertel, Sabiha Sertel, Yıldız Sertel)
MAVİ GÖZLÜ DEV (Zekeriya Sertel)
NAZIM NAZIM (Aydın Aydemir)
NAZIM'LA 1933-38 YILLARI (A.Faik Bercavi)
SANA TÜTÜN VE TESPİH YOLLUYORUM (Semiha Berksoy'un Anıları) (Füsun Özbilgen)
NAZIM (Anlatan Samiye Yaltırım, yazan Aydın Aydemir)
HARBİYE KAZANI ( Kerim Korcan)
DÖRDÜNCÜ DÖNEM
1938 HARP OKULU OLAYI VE NAZIM HİKMET (A.Kadir)
HARBİYE KAZANI ( Kerim Korcan)
NAZIM HİKMET'LE 3,5 YIL (Orhan Kemal)
ŞAİR BABA VE DAMDAKİLER (Balaban)
SANA TÜTÜN VE TESPİH YOLLUYORUM (Semiha Berksoy'un Anıları) (Füsun Özbilgen)
NAZIM NAZIM (Aydın Aydemir)
BU DÜNYADAN NAZIM GEÇTİ (Vala Nurettin)
BİR DÖNEMİN TANIKLIĞI( Müzehher Vala Nurettin)
NAZIM (Anlatan Samiye Yaltırım, yazan Aydın Aydemir)
NAZIM'IN ÖZGÜRLÜK SAVAŞI ( Mehmet Ali Sebük)
GÜLEREK (Refik Erduran)
BEŞİNCİ DÖNEM
GÜLEREK (Refik Erduran)
NAZIM HİKMET'İN SON YILLARI (Zekeriya Sertel)
NAZIM HİKMET ve BULGARİSTAN ( Fahri Erdinç - Bu kitap bir derlemedir.Ön kapaklarında Fahri Erdinç'in adı olsada, kitapta ona ait imalı yazı yoktur)
KALKIN NAZIM'A GİDELİM (Fahri Erdinç )
NAZIM'DAN ANILAR (Aleksandr Fevralski)
NAZIM'LA SÖYLEŞİ (Vera Tulyakova Nazım)
BU DÜNYADAN NAZIM GEÇTİ (Vala Nurettin)
NAZIM HİKMET VE BABIALİ (Zekeriya Sertel, Sabiha Sertel, Yıldız Sertel)

NAZIM HİKMET' İN SANATINA GENEL BAKIŞ
Nazım Hikmet'in sanatını anlamak, önce, Nazım Hikmet'i anlamak geçer.
Nazım, yalnızca edebi yapıtlarıyla değil, kendini ifade ettiği çeşitli anı ve izlenimleriyle de "şeffaf" bir kişiliktir.
Günümüzün moda deyimi "şeffaflık" , ünlü bir sanatçının , üstün nitelikli bir edebiyat adamının adeta "yaşam ilkesi" dir.
Bu açıdan, Nazım Hikmet'i çözümlemek, yalnızca bir "gözlem" ve "inceleme" sorunu olmaktadır.
Nazım Hikmet'in yapıtarına ve kendi ağzından yaşamına baktığımızda, şöyle bir hiyerarşik sıralama bana oldukça gerçekçi gözüktü.
Önce insandır.
Sonra şairdir.
Daha sonra vatanseverdir.
En sonra da koministtir.
"Önce insandır." Sevgi doludur.İşte insan olmanın ilk niteliği!
Herşeyi, herkesi sever. İnsanları, kadınları, dostları, toprağı, devrimi ve en önemlisi yaşamı!
"Sonra şairdir." Bir insanın olabileceği en üst düzeyde duyarlıdır.Bu duyarlılığını edebiyatın en üst dallarından birinde, şiirde dile getirir.
Tüm edebiyat dalları arasında şiirdir onu topluma aktaran.Tüm öteki dallar, şairliğinin duyarlığı, öz ve biçim bütünlüğü ve ahengi yanında, ikinci planda kalır.
"Daha sonra vatanseverdir." Doğduğu,geliştiği, ailesel ve duygusal köklerini borçlu olduğu toprağı asla unutmaz.
Deyim yerindeyse, "Ah vatanım!" diyerek verir son nefesini.
Paradoksal gözükecek ama, o vatanın kurtuluşu uğruna verdiği savaş sonunda, vatanını bile terk etmek zorunda kalmış, vatanı uğruna en büyük bedeli ödemiştir.
"En sonra da komünisttir." Koministliği en sonradır.Aslında "disiplinsiz" bir koministtir. Paradokslar adamıdır Nazım Hikmet. Kendi bildiği, kendi duyduğu biçimde koministtir.Bu nedenle de, dönemin resmi kominist partisi tarafından itilip kakılır.
Evet. Bence hiyerarşik olarak önce insan, sonra şair, daha sonra vatansever ve en sonra da komünisttir ama insanlık için o artık sadece bir şairdir:İnsanlığı,vatanseverliği ve komünistliği şiirlerinde yaşayan bir abide.
Böylece belki de, "önce şairdir, en sonra da şiirdir" demek, tarihe daha uygun bir yargı olur!
EMRE KONGAR
giz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
hikmet, kimdir, nazim, nazim hikmet'

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 02:15 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.

bestoffrm | aşk flashları | sitemap | tags
Aşk flashları Domain Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılıdır. Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp,yasal olmayan bir paylaşım olduğunu düşünüyorsanız iletişim bölümünden bize ulaşabilirsiniz. Sitemizde yayınlanan sağlıkla ilgili konular sadece bilgilendirme amaçlı olup tedavi için Lütfen Doktorunuza başvurunuz.