Bestoffrm|Ask Flashlari| Resimli Siirler|Yazili Sorulari|Büyüler|Performans,Proje Konulari|Sifali Bitkiler|Definecilik
 
"Allah'ım, senden sabır, afiyet ve güzel ahlak isterim. "Hadis-İ Şerif"
Geri git   Bestoffrm|Ask Flashlari| Resimli Siirler|Yazili Sorulari|Büyüler|Performans,Proje Konulari|Sifali Bitkiler|Definecilik >
»»-(¯`v´¯)-» Aşk & Sevgi »»-(¯`v´¯)-» > Şiirler > Dini şiirler
Connect with Facebook

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 06-20-2009, 05:42 PM   #1 (permalink)
Süper Moderatör
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 17.723
Teşekkür: 85
282 Mesajına 305 teşekkür edildi.
Standart Sizin için bulabildiğim Şiirler umarım beğenirsiniz.

İÇİMDEKİ EZAN SESİ



Elimde ışığın, dilimde sözün,



Bir ezan sesisin her an içimde..



Nakış nakış hayâlimde gül yüzün,



Sana düşmüş ayna olmak seçimde...





Bütün varlık Yaradan'ın güftesi,



Peygamberlik bu mânânın bestesi;



Mesajların ötelerin saf sesi,



Çağlar durur Ulu Furkan içinde.





Hep kevserler içtik bülbül dilinden,



Hep safâlar gördük kutlu elinden;



Geçmez gönül Sen gibi emelinden,



Var mı bir başka Nebî bu biçimde?





Gel gürle nâyın hep inleyip dursun.!



Kalbim sözlerinin sesiyle vursun;



İsterse bütün düşmanlar kudursun,



Hutben okundukça Çin'de-Maçin'de...





YA RAB



Bir ışık sun ya Rabb bize!



Gönlümüze nurlar dolsun.



Yollarımız çıksın düze,



Her arayan Sen'i bulsun.





Gökler yere rahmet döksün;



Ufuklarda şafak söksün;



Zulmetler yıkılıp göksün;



Her yanda Nâmın duyulsun..





Gözler bunu gözlerimiz,



Yorgun ve bitkin hepimiz,



Evvel-âhir emelimiz,



Her gün bir şehrâyin olsun...





Can kat cana ışığından!



Kuvvet gönder otağından!



Sun bir ziyâ nur çağından!



Çarkın yeniden kurulsun.







SÜRPRİZLER ŞÖLENİ



Günler yağmur öncesi kasvetli havaya eş,



Aniden üst üste geldi sis, duman ve güneş;





İç içe giriyordu ışık ve zulmet birden,



Dehşette gürledi gökler, gürledi derinden.





Bahçelerde zambaklar, papatyalar, lâleler,



Uyandı bülbüle uyandığı gibi güller...





Narin yapraklar üstünde kırağı telaşı,



Bu, yepyeni bir şölen için yeni bir aşı.





Gamlanma öyleyse, zira mevsim hazân değil;



"Kader" de ve eğilebildiğin kadar eğil!





Gidecektir bu son gaileler de ard arda,



Kimbilir nasıl bir lütuf var şimdi sırada.!





Bunlar birer bahar çağrısı hazan içinde,



Yankılanıyor o ulu ses Çin'de-Maçin'de...





Duyuluyor ruh ufkunda geçmişin öyküsü,



Duyulsa da ara sıra bir nefret türküsü.





Göklerde emare, yerde alâmet iç içe,



Gurup tulûun çehresinde ince bir peçe.





Fesatçı kendi ağında tutsak kıvranıyor,



Büyüsü bozulan fitne sırf homurdanıyor...





İlimler metafizik diyor, artık düşünce azat,



Gün döndü; zamanla savaşsa da birkaç inat.





Âtiye açılan koylarda sürprizler şöleni,



Sürprizler arkasında O Bilinmezin Eli.





Gönüllere ilham iniyor sırlı bir sesle,



Dirildi tüm ölüler bu İlâhî nefesle.



Cemrenin kardelenle buluştuğu çağ geldi;



Karanlık çağlara öteden bir çerağ geldi.





Zekeriya'nın biçildiği yerde lâleler,



Sevr'e giden dikenli yollarda taze güller.





Hira'da bir sessizlik bestesi için için,



Bütün yanıp-yakılmalar gül bitirmek için.





Kilitlendi gönüller sonsuzluğa yeniden,



Gökler bahar muştusuyla gürlüyor derinden.





Bir kez daha sema ve arz buluşma yolunda,



Son bir "şeb-i arûs" ki meleklerin dilinde.





Cihanlar bütünüyle mânâya teslim gibi,



Söz metafizikte, göründü fiziğin dibi.





Ve madde bitevi târûmâr, maddeci şaşkın,



Şimdi devran bir mânâda ki aşkın mı aşkın...





Her şey Hak'tan, bunu son bir kere daha duyduk,



Son bir kere daha uhrevîliklerle doyduk.





Hak isterse, kar da, dolu da yağmura döner,



Kış gününde dahi her yana rahmetler iner.





Gayri baharı durduramaz kapkara inat,



Hep hezeyan peşindeki o şaşkın irtidat...





Artık kalb ve kafa fikir alış verişinde,



Ruh yitirdiği mâmûr dünyaların peşinde.





Âyin başlamak üzere tam fecir rengiyle,



Muştusu Peygamber'den göklerin ahengiyle.





Şimdi, yalvarıp ağlamak düşer hepimize,



Tıpkı ağladığı gibi göklerin üstümüze.





Kazarak hiç durmadan kuyu üstüne kuyu,



Ve bulmalıyız o "âb-ı hayat" denen suyu.







DÂÜSSILA



Dinliyorum ruhumu gurbetten usanmışım,



Bunca "dâüssıla"ya dayanırım sanmıştım..



Her yeri vatan saymada meğer aldanmışım,



Herkesle hemdem olacağıma inanmıştım...





Millî ikbâlimize koşarken nefes nefes,



Ülkemde yaşayıp orada ölmek hayalimdi;



Bir gam melodisi bu yerde duyduğum her ses,



Yutkunuyorum belirsiz duygularla şimdi.





Hiç bilmem gönlümün bu sevdadan bıktığını,



Yer yer bükülmüş olsa da irademin kaddi;



Kim görmüş Mecnun'un Leyla'yı bıraktığını,



Hep bu oldu dünyada düşüncemin serhaddi.





Bir buz gibi gözümde her sabah doğan güneş,



Kâbuslar gibi çöküyor çökünce her gece;



Gündüzler burada kabir karanlığına eş.



İnsanlar ufuksuz, hayatsa tam bir bilmece..



Renkler bir darlığın ağında, hepsi de gri,



Anlamsız birer tümsek o koca gökdelenler;



Duygular derbeder düşünceler serseri,



Bir hiçe bağlı burada doğanlar, ölenler.





Düz günler monoton, bayramlarsa bir karnaval,



Âdeta bir çöl gibi bana bu koca diyar;



Izdtrap tam ızdırap, neş'enin rengi melâl,



Hazanla inim inim duyduğum yaz-bahar.





Vermiyor bencesini zevk u safanın hayat,



Fecre kapalı sanki gönlümdeki tepeler;



Hep ümide koşsam da sarsılıyor hissiyat,



Kaplıyor ufukları siyah siyah perdeler.





Yok yaşamanın bu ülkede ölümden farkı,



Sisli, dumanlı geçiyor inadına zaman;



Hiç duyulmuyor hayattan dinlediğim şarkı,



Tın tın nabızlarımızda ruhumdaki hafakan...





İç murâkabe deyip kendimi dinliyorum,



Gördüğüm çerçevede yapayalnız efkârım;



Bir mum macerası: yanıyor ve eriyorum,



Olsaydı aydınlatmak bari yanarken kârım.







Hazân Şöleni



Bahar geçer, yaz uçar, hazân olur;



Döner her şey bir anda vîrân olur.





Esen rüzgâr hüzünle eser gelir



Ve ruhlarda garip hisler belirir.





Çiçekler vedâ rengine bürünür,



Ne varsa dallarda yerde sürünür.



Mâtemlenir her şey, karalar bağlar;



Sararan renkler geçen yaza ağlar..





Yeşili kasvetli bir hüzün boğar,



Hazânla her yana yapraklar yağar.





Neye baksan göçe hazır görünür;



Bu mevsimde sırf ölüme yürünür...





Yağar her tarafa gam üstüne gam,



Bahara karşı sanki bir intikam.





Ne gül kalır, ne çiçek, ne de lâle,



Gömülür her şey derin bir melâle.





Hüzünle doğar doğarken güneş, ay;



Duyulur her yanda mâtemli bir nây.





Belirir kış ufku daha derince,



Kırağılaşır çiğler ince ince.





Grip saklanır canlılar inine;



Vedâ eder gül-bülbül birbirine.





Uğuldar gurbetle dağlar, dereler;



Tarumar olur o şen şakrak yerler.





Bütün varlık olurken hazâna râm,



Belirir renklerde son bir ihtişam.





Ağaç yapraklan renklerle güler,



İki kezmiş bahar bu yerde meğer..!





Sarı, mor, kırmızı, pembe rengiyle,



Gülümser her taraf yaz âhengiyle.





Duyanlar duyar bir bahar huzurunu,



Nakış nakıştır bu mevsimin sonu.





Mâtemlenirken yazın zevâliyle,



Sevinçler duyarız bu son hâliyle.





Ufukta yeniden nurlar belirir,



Ve hazânla gelen her şey silinir.





Işığa ereriz gizli bir nurdan,



Işık yudumlarız nurlu fağfurdan.





Tüter her yerde ayrı bir inşirah



Ne keder kalır ne de bir âh u vah..





Duyar ruh her şeyi olduğu yerden,



Rüyada duyduğu gibi derinden.





Hazân susar, duygular da durulur,



Ruhlarda yepyeni bir bahar olur...







Yâ Rab



Ey Rab, varlığın evvellerden evvel,



Nezdinde bu ma'nânın adı "Ezel"...





Yok nihayetin, olmaz Sana hitâm,



Halk eden Sen'sin, Seninledir devâm..





Tekmil varlık, nezdindeki bir nurdan,



"Ol" dedin, oldu bir ışık billûrdan.





Her şey o baş döndüren âhengiyle,



Göz kamaştıran nûru ve rengiyle;





Dellâldır varlığına şüphemiz yok,



Her yanda akan nurlar oluk oluk.





Sen'dendir her çehrede parlayan nur,



Sen'dendir ruhlarda duyulan huzur.





Yeryüzü Sen'in ihsanlarınla var,



Tek bir lem'asıdır Cemâlin bahar.





Bir cilvesi de onun sımsıcak yaz,



Haykırır varlığını avaz avaz.





Söyler Sen'i nûruyla ay ve güneş,



Sözleri melek şehâdetine eş.





Dalga dalga denizler "Hû" der coşar,



Irmaklar durmadan hep Sana koşar.





Ormanlar uğuldar durur derinden,



Mûsikîler yükselir her birinden.





Nağmelerle inler bahçeler bağlar,



El kaldırır Sana tepeler, dağlar..





İsmini yâd eder burçlar felekler,



Yâd ettiği gibi gökte melekler...





Rikkatle uçan kuşlar Sen'i anar,



Bir hür mavilikte sonsuza kadar.





* * *





Bilen bilir; onların önü açık,



Bilmeyene de lûtfeyle azıcık..!





Pervâne gibi ışığa koşanlar,



Her an bir korla yanıp tutuşanlar;





Başları dönmüştür Sen'in şevkinden,



Mahmûr gezinirler Sen'in zevkinden.





Sen'den gayrı her şey onlara ağyâr,



Sen'sin bu kudsîlere biricik yâr.





Duymuşsa Sen'i bir ruh candan geçer,



Nâm u şandan, inci mercandan geçer.





Sen'sin her şeyi var eyleyen kudret,



Sun, hep sunduğun gibi bir inâyet!





Aç ardına kadar kapını bize,



Göster teveccühünü hepimize.





Kalmasın nûruna ermedik gönül,



Kalmadı pek çoğumuzda tahammül..





Bizler Sen'in elinde birer 'ney'iz,



Her zaman Sen 'i söyleyen nağmeyiz.





Sal gönüllerimize bir inşirah,



Gelsin artık va'd eylediğin sabah.





Yıllar var ki, gönüllerimiz kebap,



Ruhlarımızda acı bir ızdırap.





Boynumuz tasmalı birer bendeyiz,



İltifatını umacak 'sin'deyiz.





Gerçi bazen sarsık, bazen zindeyiz,



Ancak, her dem Peygamber izindeyiz.





Doğsun ey Rab beklediğimiz felâh,



Ve dinsin artık her türlü âh u vâh!





Gelsin o nûrefşân günlerden haber,



El açıp inlediğimiz bir seher...





Arza ne hâcet, halimiz ayândır,



Nur bekliyoruz bir hayli zamandır...







UFUK GÖRÜNDÜ

Yolculuk son bulmak üzere, ufuk göründü,

Sapsarı neyi varsa o yemyeşil baharın.

Ruh uçup gitmeye amade bir yaprak gibi,

Son noktayı koyacak kaleme kalmış karar.

Birden renk renk her şey uhreviliğe büründü,

Meltemleri duyuluyor öteki diyarın;

Bir bir göründü yalancı hülyaların dibi,

Sırtımda koskoca dağ, ümitlerimde bahar...



Titriyor ağaç yaprakları gibi her yanım,

adeta bir ızdırap terazisiyim şu an;

Bir kefede endişe, öbüründe tam güven,

Sevinçleri sarıyor dalga dalga kederler;

Bazen tam mesrur, bazen de nalan u giryanım,

Gördüğüm ihsanlara denk her günkü imtihan..

Tıpkı kar karışımı yağmur ufkuma inen;

Her gün bir başka türde kapanmakta perdeler...



Miad tamam gibi ufukta yeni bir şafak,

Her zaman başucumda ötelerin gölgesi;

Görmüştüm o tuluu gönlümde perde perde,

İlk günümün ışıklarından daha da rengin,

Hizmet varsa şayet değer az daha yaşamak;

Şimdilerde göz ağrım sırf O'nun bilinmesi.

Bir şey diyemem, belki birkaç adım ilerde,

Tam biliniverir beklediğimden de engin...







ÜMİT VE ENDİŞE

Sırtımda müthiş bir dağ, ufkumda taze bahar,

Gözlerimde sevinç, sinemde ürperten acı;

Her lahza yudumladığım bir zakkum ağacı,

Hicranla inliyorum, inliyorum hep zar zar



Dertten anlayan pek az, onun da gönlü harap,

Kıvrım kıvrım zavallı cismaniyet ağında;

Kalmamış ne fitil ne kıvılcım çerağında;

Hissedip yaşayana kalıyor her ızdırap.





Cız cız ediyor içim, hep o hüzünlü melal,

Ancak her zaman nabzım da ümitle atıyor.

Ve imanım bütün ufkumu aydınlatıyor,

Şimdilerde bir tüy gibiyim, önümde visal









AZAP

Bağ bozuk, bağban yaslı, güllere hazan azap;

Yaz günü yaprakları solduran hicran azap.



Düşmanlar düşman tamam, ona bir şey diyemem

Can azap, canan azap, her günkü yaran azap.





Yıllar var yollardayız, mesafeler amansız,

Yol asidi, hedef uzak, bel veren zaman azap.



Muzdarip bütün toplum, ilacı bunun iman,

İmana aç ruhlara başka bir derman azap.



Sarsılmış başta akıl, bakış bulanık hepten,

Bir acı imtihan bu, bize imtihan azap.



Himmete muhtaç herkes, kupkuru dağ ve bayır,

Çöllere dönmüş arza boşalan baran azap,



İnsanlara el açmak, hep giran geldi bize,

Mihrabı hak olana bu türden giiran azap.



Tatmadık hiç kimseden minnet kokan bir ihsan,

Vicdanı hür olana minnetli ihsan azap.







GÖNÜL GÖZÜYLE YARINLAR

Farklı dönüyor çark, zamanda bir fısıltı var.

Dağ-bayır, ova-oba her yanda gizli şölen..

Mevsim değişiyor artık ufukta nevbahar,

Tıpkı ilk Işık Çağı, az ilerde görülen.



Yeryüzü bitevi yağmur duasına durmuş,

Yasla kıvranan o kupkuru çölde inşirah;

Adeta dünyaya ötelerin rengi vurmuş,

Bin büyüyle ağarıyor ağarınca sabah...



Tıpkı eşref saate bağlanmış gibi zaman,

Her yanda ışık meşalesi o Sonsuz Nur'dan

Tülleniyor bir bir O'nun inayeti, ayan...

Çarpıyor ruhlarımıza bir sırlı fağfurdan.



Bir bayram sevinci içinde bütün gariban

Yol hazırlığıyla meşgul o meş'um ızdırap;

Tekmil degişiyor bir baştan bir başa cihan,

Nur Çağı'ndan renklerle doğuyor doğan mehtap...



elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-05-2011, 09:30 PM   #2 (permalink)
Üye
 
ömer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 1.739
Teşekkür: 56
9 Mesajına 9 teşekkür edildi.
Standart

paylaşım için teşekkür ederim.
ömer isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
begenirsiniz, bulabildigim, icin, siirler, sizin, umarim

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
sizin için seçti?im avatarlar komando Avatar Dünyası 3 10-05-2011 09:31 PM
bu aşk avatarları sizin için @izci@ Aşk gifleri 1 10-05-2011 09:31 PM
sizin için seçtiklerim elif Diğer gifler 7 10-05-2011 09:30 PM
Resimli aşk şiielerim umarım beğenirsiniz elif Resimli Şarkı Sözleri 1 01-07-2010 04:45 PM


WEZ Format +3. Şuan Saat: 08:34 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.

bestoffrm | aşk flashları | sitemap | tags
Aşk flashları Domain Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılıdır. Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp,yasal olmayan bir paylaşım olduğunu düşünüyorsanız iletişim bölümünden bize ulaşabilirsiniz. Sitemizde yayınlanan sağlıkla ilgili konular sadece bilgilendirme amaçlı olup tedavi için Lütfen Doktorunuza başvurunuz.