![]() |
| | #1 (permalink) |
| Süper Moderatör Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 17.723
Teşekkür: 85
282 Mesajına 305 teşekkür edildi.
| SEBAT Çarkedip durma öyle, maksuda eremezsin; Yerinde durmayınca, hedefe varamazsın! Eren sebatla erdi, gidip menzile vardı, Sen sebât etmeyince hiç menzil alamazsın! Yollar uzun ve yaman, yolcuya azık îman, İnançla gerilmezsen, bu yolda duramazsın! Köprü yıkık, yol bozuk, elden tutan kimse yok, Hak'la hemhâl olmazsan, yolları aşamazsın! Derin dere, sarp yokuş, Hak-erine hepsi hoş, Hakk'a gönül vermezsen, zirveye çıkamazsın! Varanlar vardı çoktan, Varlığa erdi (yok)dan, Sen tenden geçmeyince, dirliğe eremezsin! DAVA ADAMI Kıvrım kıvrım Hakk’a uzanan ışıktan yolda, Benlik adına herşeyini aşan kahraman... Hilkata aid sırların anahtarında, Büklüm büklüm bir yumak onun elinde zaman. Durmuş göğe giden yolda sonsuzluk soluyor, Ermiş Hızırla bir sırlı halvete önceden; Gelip geçenlere şafak mesajı sunuyor, Bağrında tek ışığın çakmadığı geceden... Elinde meş’ale, saçıyor nür üstüne nür, Kandiller sıra sıra geçtiği her bucakta; Atlas ikliminde her dem üfül üfül huzür, Tütüyor onun anber kokusu her ocakta Ve yeşeriyor uğradığı yerler ardından, Nara atıyor ovalar, vadiler, yamaçlar... Rüzgar bahar kokusuyla esiyor her yandan, Artık dirilip doğruluyor otlar, ağaçlar. Sonsuzla içiçe onun düşünce dünyası, Dilinde bir yanık türkü, gönlünde heyecan; Gözlerinde rengarenk ahiret haritası, Benhiğinde nokta nokta ötelere iman... RUHUMUN EMELİ Eşyanın kollarında ve zamanla dizdize... Büyülendim gelince ahenkle yüzyüze... Rengârenk her yan, tüllenen mana buğu buğu, Bir tomurcuk açar gibi ötelere doğru... Her perdede ayrı bir visal, ayrı bir huzur; Vicdandaki irfanla bakınca her taraf nur... İçiçe güzellik her köşe, içiçe mana, Duruyor karşımda tabiat bir gül-i rana. Sesler, renkler, buudlar.. bu ne müthiş hendese! Vuruldum kâinat musikisindeki sese... Gökler ayrı bir kaneviçe.. ve ötesinde, Kudret; inse, cinne bir şey anlatma kasdinde. Yer cıvıl cıvıl insan, hayvan, ağaç ve toprak.. Sema başlar üstünde bir kitap.. yaprak yaprak... Yüzyüze iki levha birbirine bakıyor, Yıldızlar bizlere davet gamzesi çakıyor. O’na davet, sonsuza davet bütün soluklar, Her köşeye nurlar taşıyor nurdan oluklar. Senden ey Yüce Mevla, senden bu işler! Sen, ey bencil nefsim, senden bütün teşvişler! Ey Rab! Seni bilmemek hasret, yakınlık ateş; Sinelerde yanan kor ocaklardakine eş... Hele aşkın-hele aşkın.. aşkın tam bir cennet! Aşkınla dirilmeme, bir kere inayet et! Esma ve sıfatın her biri sır üstüne sır, Sırların ancak kapında kullarına hazır. Sultanlık işim mi! Ben bir kulağı küpeli, Kabul et, budur ilahi ruhumun tek emeli..! BÜLBÜLÜN ÇIĞLIĞI Bülbül kuytu bahçelerde öter, Çiçeklerin raksettiği demlerde... Her nağmesi bir poyraz olur eser, Gariplerin dolaştığı yerlerde. Feryadı sinemdeki ahlara denk Ve bayırlarda perde perde sesi.. Dövünür ta güneş doğuncaya dek; Alevden demetler tıpkı nefesi... El değmedik ağaçların başında, Bir ömür boyu hiç durmaz inler; Hüzün çağlar gözlerinin yaşında, Kim görür,kim ağlar ve kimler dinler!? İDEAL RUHLAR İnsan yüksek ideallerle yaşar; Çocukluk ufkunda tatlı rüyalar, Gençlikle ağaran zengin hülyalar, Ardarda beliren sırlı veralar... İnsan yüksek ideallerle yaşar! Bahar çağlar gözlerinin içinde, Düşüncede dirildiği demlerde.. Hep ahu peşinde ıssız çöllerde, Bahar çağlar gözlerinin içinde... Ufku çok engin dertliler yolunda; Bakışlar mahzun sineler gamlı, Havariler gibi ahd-ü peymanlı Nam-u nişan bilmez bir başka şanlı Ufku çok engin dertliler yolunda... Sonsuzlukla gülümseyen yüzleri, Ayrı bir beyan ayrı bir ifade.. Ötelerle sermest,ellerinde bade, Gönüller arıyor temiz ve sade Sonsuzlukla gülümseyen yüzleri. Kaf dağından ağır yükleri çekmek, Bir ömür boyu mukaddes ızdırap; Laubalilerce herşey bir serap.. İdeal ruhlar için şevk-ü tarap Kaf dağından ağır yükleri çekmek. AKINCI TÜRKÜSÜ Atlastan cepkenli yiğit akıncı!? Dönmedin geriye bunca yıl oldu.? Gözlerim yollarda rûhumda sancı,? Elimde güllerim buruşup soldu.? Gezdiğim her yerde hep seni sordum;? Şimdi gelir diye hayaller kurdum.? Günler geçip gitti bekleyip durdum,? Bin hafakan sînem boşalıp doldu...? Ger dizgini artık, şahlansın atın!? Ger ki, vadedilen günler pek yakın!? Ufukta bahar var, unutma sakın!? Zulmet silindi, dört bir yan nûr oldu.? DERTLİ SİNELER Sineler dertli, ruhlar sıkılmışsa kederden, Gözler mahzun, ufukta yeni doğuşlar bekler. Ve “ba’s-ü ba’del mevt”emri gelmişse kaderden, Her taraf canlanır, herşey “bahar!” der emekler. Hiç durmaz, hep ümit peşinde yol alır alan, Yüreğindeki ateş ocaklardakine denk; Bir başka aydınlığa gebe önünde zaman, Yollar onun artık günler doğuruncaya dek... Ufukta ışık cümbüşü, karanlıkta humma, Uçuşuyor yarasalar şaşkın ve elemli; Gözsüzler için bu geliş olsa da muamma, Hicranlı ruhların şafağı olduğu belli. Yılları gam üstüne gam geçenlere bayram! Sarsılıyor eski meyhane ta temelinden... Geleceğe selam, gelenlere binler selam! Dönüyor şanlı akıncı artık seferinden... HAZAN VURMUŞ RUHLAR Esip sarınca ruhları dörtbir yandan hazan, Yalnızlık ayrı bir dert, ülfet ayrı bir çile.. Göçmeye hazırlık ve sinelerde hafakan; Vedalaşma zamanı bundan böyle hepsiyle-(herşeyle)... Dünya denen bu ise, tam ifritten bir azab, Gönüllerde burkuntu, dimağlarda bir sancı.. Artık yaşamak bir dert, onu duymaksa ızdırap, Bilmem nasıl geçecek hiç dinmeyen bu acı..? Yetiş ey O’na iman, yetiş ki pek bunaldım! Kılıcım kesmez oldu, terkeşimde tek ok var; Aşılmaz bu tepeler Sen olmadan, inandım Ve inanç kuşağında yar oldu bana ağyar... En tatlı hülyalarla koşayım yollarında, Senden gayri herşey kuru bir sevda gözümde; Noktalansın bu hayat ölümün kollarında, Değil mi ki Sen varsın arkamda ve önümde. Yaşayıp doydum artık doyulmayan dünyadan, İsterse hemen bitsin şu bitmeyen sonbahar; Fırlasın bu son okum, fırlayıp çıksın yaydan, Kanıma bedel olsun bakışı şehla şikâr... GÜNEŞLERE TÂC GİYDİREN Her lâhza bir ayrı baharda gönlüm seninle Yüzüne nûr saçtığın gökkubbenin altında Güneşlere tâc giydiren o kutlu elinle Sır kapısını açtığından beri katında Yeryüzü tıpkı bir cennet varlık harmanıyla Tekmil bezmine ermişlerin başları tutkun Dünkü şu köhne cihân dahi dörtbir yanıyla Sunduğu kadehin sermesti olmuş sonsuzun Yaslı dudaklarda beliren tebessümlerden Artık gök kapılarının açıldığı belli Meltemler esiyor amber kokulu günlerden Güneş kadehini toprağın bağrına dökeli Gecenin kıvırcık saçları darmadağınık Aklın dizginleri semanın eline geçti Sözü başbuğlarbaşbuğu söylüyor uyandık Sevinin bir kasvet dolu devir daha geçti Geçti geçiyor birbir önü-sonu olanlar Sonsuzun boyasıyla boyananlarda huzur Ölüm diyarında ölümsüzlüğü bulanlar İçlerinde aydınlık ve çevrelerinde nûr Onların hiç solmayan çiçekleri yanında Sönük bir masaldan farksızdır irem bağları Ve gidip sonsuzla bütünleşen ruhlarında Birden duyar ve yaşarlar aydınlık çağları Eskiyen eskiyip gitti söz eskimeyende Ölenlere merasim kalanlara ta'ziye Çoktan boynunu kaptırdı ilhâd kemende Muştular geleceğe selâm şânlı mâziye * * * KIŞ GECELERİ Kış gecelerinde oturmuş düşünüyorum, Art arda inanç ve ümit, sarsıntı ve kaos. Kış gecelerinde terliyor ve üşüyorum. Hülyalarda sallantı ve rüyalarda kâbus... Bülbüllerde sessizlik çiçeklerde bekleyiş Sevinç-hüzün içiçe: gönlümün itiyadı... Ekseriya düz yolda, ara-sıra tekleyiş: Bahar naraları yanında hazan feryadı? Bazan musiki gibi tatlı esiyor rüzgâr. Fıkırdıyor herşey: kuş, böcek, ağaç ve yaprak Bazan serin bir poyrazla sarsılıyor bahar, Yeisle geriniyor dere, tepe, taş, toprak... Soluyor gül çehrelerindeki güzellik renk renk, Azmin şakaklarında eski günlerin teri; Gurbet tütüyor her yanda, sarsılıyor ahenk Bir ürperten belirsizlik kaplıyor her yeri! Zirvelerde sis ve duman, ovalarda güneş. İçiçe esiyor her yerde bora ve meltem; Düşen rahmet damlaları, çılgın sellere eş, Zıtların bayramı, zifafta sevinç ve matem… *** HÜSRAN Ben böyle bakıp durmayacaktım, dili bağlı, İslam’ı uyandırmak için haykıracaktım. Gür hisli gür imanlı beyinler coşar ancak, Ben zaten uzun boylu Düşünmekten uzaktım! Haykır! Kime lakin? Hani sahipleri yurdun? Ellerdi yatanlar, sağa baktım sola baktım; Feryadımı artık boğarak, naşını tuttum, Bin parça edip şiirime gömdüm de bıraktım, Seller gibi vadiyi eminim soracakken, Hiç ağlamadan, gizli inen yaş gibi aktım, Yoktur eleminden şu sağır kubbede bir iz; İnler “safahat”ımdaki hüsran bile sessiz! M. Akif O ZEYBEK Zeybeğimi, birkaç kızan, vurdular; Çukurda üstüne taş doldurdular. Bir de ya kalkarsa diye kurdular. Zeybeğim, zeybeğim, ne oldu sana? Allah deyip şöyle bir doğrulsana! Zeybeğim, kalkamaz, dirilemez mi? Odası mühürlü, girilemez mi? Şu ters akan sular çevrilemez mi? Ne güne dek böyle gider bu devran? Zeybeğim, bir sel ol, bir çığ ol, davran! ………………………………………….. Zeybek kaybolduysa bunca kayıp ne? Tespihi dökülmüş, aranır nine, Balonu yok, ağlar çocuk haline… Zeybeğim dünyayı aldın götürdün! Bir öldün de, beni binbir öldürdün! İMAN VE AZİM Korkma! Cehennem olsa gelen göğsümüzde söndürürüz; Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz! Düşer mi tek taşı, sandın harim-i namusun? Meğerki harbe giren son nefer şehit olsun Şu karşımızdaki mahşer kudursa, çıldırsa; Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa; Bu altımızdaki yerden bütün yanardağlar, Taşıp da kaplasa afakı bir kızıl sarsar; Değil mi cephemizin sinesinde iman bir; Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir; Değil mi sinede birdir vuran yürek... yılmaz! Cihan yıkılsa, emin ol, bu cephe sarsılmaz! M. Akif ZÜMRÜTTEN TEPELER Yeryüzünü temaşa mevsimi tam, Zümrüt tepeler yaslanmış bahar. Her yörede şenlik her yanda bayram, Buhur buhur sihirli rayihalar... Canlılık taşıyor akan sulardan, Nağmeler yükseliyor, kuğulardan, Vuslat arzusuyla yüksek dağlardan Çağıl çağıl denizlere ırmaklar. Haliççeler gibi her yan rengârenk, Adeta bir hülya âlemi ahenk! Ve rüyalardaki cennetlere denk, Ovalar, obalar, altın çayırlar Göğe ser çekmiş ağaçlar salınır “Hu hu’ nağmeleri her yanı alır; Her gün başka güzellikle ağarır, Hur maviliğiyle mahmur sabahlar. Hayat kesilmiş her yanıyla toprak Çiçeklerde tebessüm yaprak yaprak, Neşeyle dönüyor devreden bu çark Gamze çakıyor sevdalı ufuklar. Aşkı şevkin kaynaştığı bu yerde, Vuslata açılır ruh perde perde; Ayrı bir hazza erer her emelde Vicdanında her an Hakkı duyanlar *** |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| bulabildiklerimin, devami, icin, sizin |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| sizin için seçti?im avatarlar | komando | Avatar Dünyası | 3 | 10-05-2011 09:31 PM |
| bu aşk avatarları sizin için | @izci@ | Aşk gifleri | 1 | 10-05-2011 09:31 PM |
| sizin için seçtiklerim | elif | Diğer gifler | 7 | 10-05-2011 09:30 PM |
| Sizin için bulabildiğim Şiirler umarım beğenirsiniz. | elif | Dini şiirler | 1 | 10-05-2011 09:30 PM |