![]() |
| | #71 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| Değişir rüzgarın yönü Solar ansızın yapraklar; Şaşırır yolunu denizde gemi Boşuna bir liman arar; Gülüşü bir yabancının Çalmıştır senden sevdiğini; İçinde biriken zehir Sadece kendini öldürecektir; Ölümdür yaşanan tek başına Aşk iki kişiliktir. Bir anı bile kalmamıştır Geceler boyu sevişmelerden; Binlerce yıl uzaklardadır Binlerce kez dokunduğun ten; Yazabileceğin şiirler Çoktan yazılıp bitmiştir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. Avutamaz olur artık Seni bildiğin şarkılar; Boşanır keder zincirlerinden Sular tersin tersin akar; Bir hançer gibi çeksen de sevgini Onu ancak öldürmeye yarar: Uçarı kuşu sevdanın Alıp başını gitmiştir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. Yitik bir ezgisin sadece, Tüketilmiş ve düşmüş, gözden. Düşlerinde bir çocuk hıçkırır Gece camlara sürtünürken; Çünkü hiç bir kelebek Tek başına yaşayamaz sevdasını, Severken hiçbir böcek Hiç bir kuş yalnız değildir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. |
| | |
| | #72 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| Hayatın hızıyla yaşadık o aşkı Herşey bir anda başladı Yaşandı Ve bitti... Yan yana gidip de bir süre Ayrı yönlerde uzaklaşan İki tren gibi |
| | |
| | #73 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| Aşkı doğuran şey nedir; O yakınlığı, iki can arasında? Ve kopuş ne zaman başlar? Ne zaman biter bir sevda? Bir kurt gibi içten içe Gelişip büyür çürüme Bir an gelir ki aynı mekandasınızdır Ayrı duygusal zamanlarda... |
| | |
| | #74 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Şehre simsiyah bir kar yağar Yollar kalbimle örtülür Parmaklarımın arasından Gecenin geldiğini görürüm Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Çocuklar sinemaya gider Yüzümü bir çiçeğe gömüp Ağlamak gibi isterim Derinden bir tren geçer Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Alıp başımı gitmek isterim Bir akşam bir kente girerim Kayısı ağaçları arasından Gidip denize bakarım Bir tiyatro seyrederim Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Uzaktan bir bulut geçer Karanlık bir çocukluk bulutu Gerçeküstücü bir ressam Dünyayı değiştirmeye başlar Kuş sesleri, haykırışlar Denizin ve kırların Rengi birbirine karışır Sana bir şiir getiririm Sözler rüyamdan fışkırır Dünya bölümlere ayrılır Birinde bir pazar sabahı Birinde bir gökyüzü Birinde sararmış yapraklar Birinde bir adam Her şeye yeniden başlar 1972 |
| | |
| | #75 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| Ben mi? Evet... bir gün çıkıp gideceğim kapıları,evleri,dergileri,hüzünler bırakarak... bir çiçek merhaba diyecek... hoş geldin diyecek dağ... orman gülümseyecek... anımsayışların,bekleyişlerin,ümitlerin ya da ümitsizliklerin hırsların,yarışların,tasaların kalktığı yerde tam anlatının kaldığı yerde başlayacak şiir... hiç kimseye seslenmeyen,kendi kendine yeten sadece... kendi mantığı;kendi güzelliği içinde tutarlı... ama halkın yaşantısı girecektir oraya,çünkü yaşayan büyük bir şeydir halk... deniz ve ufuk girecek,karınca yuvaları,gökyüzü,kozalaklar ve kopuk ve artık hasetsiz bir aşk... yani sevişmek denizle,koşulsuz,önyargısız,hesapsız... yani uzanmak ve düşünmek binlerce yıl.. doğan,ölen ve yaşayan şeyleri... doğumu,ölümü ve yaşamayı yani dingin ve büyük olan herşeyi anlatmak... ben mi?evet .çıkıp gideceğim bir gün... tasasız,gözyaşsız,geride birşey bırakmadan ve birşey beklemeden ilerde... sadece yağmur sularından pırıl pırıl bir yürek artık kendi kendinin anlamı ve nedeni olan bir yürekle… |
| | |
| | #76 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| "İnsan insanın Kurdudur" diyor Bir düşünür Ve ekliyor: "Bellum omnium cantra omnes" Yani Yatkındır savaşa Birbiriyle herkes... Şu sonuç çıkar Bu saptamadan: Doğası gereği Savaşçıdır insan... Doğruluk payı Var mı bu görüşte? Yanlışlık var mı? Varsa nerde?... İnsan insanın Kurduydu belki Gerçek kurttan Yokken farkı... Onu kurttan Ayıran özellik Akıl olmalı Ve üretkenlik Ürününü Emeğinin Alırsan, sevinçle Dolar yüreğin Ve hele ortak bir Yaratıysa bu Daha da büyür Mutluluğu Oturursun Aynı sofraya Emektaş olmanın Mutluluğuyla Şimdi sormak Gerekir yeniden İnsan insanın kurdu mu gerçekten? İnsan insanın Kurduydu belki Gerçekten kurttan Yokken farkı Ama gelişen Bir şey var onda Sevgiye, iyiye Doğruluğa Yaratırken Emeğiyle Yaratır çünkü Kendini de... Soruyu yeniden Ve şöyle sormalı: Sevgiye, iyiye Barışa kim karşı? Emeğinin Hakkını alan Ne çıkar umar Savaştan? Dünyayı ortakça Kardeşçe üreten Ne yarar umar Kötülükten? Şimdi değiştirip Bu kavramları Yeniden ve şöyle Söylemek olası: Emekçi insan var, barıştan yana Dünyayı kardeşçe yaratan, üreten.. Ve kurtlar - savaşta çıkarları... Vurarak, kırarak, ezerek sömüren... |
| | |
| | #77 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| İlk kez yurdumdan uzakta yaşadım bu duyguyu Bebeklerin ulusu yok Başlarını tutuşları aynı Bakarken gözlerinde aynı merak Ağlarken aynı seslerin tonu Bebekler çiçeği insanlığımızın Güllerin en hası, en goncası Sarışın bir ışık parçası kimi Kimi kapkara üzüm tanesi Babalar çıkarmayın onları akıldan Analar koruyun bebeklerinizi Susturun susturun söyletmeyin Savaştan yıkımdan söz ederse biri Bırakalım sevdayla büyüsünler Serpilip gelişsinler fidan gibi Senin benim hiç kimsenin değil Bütün bir yeryüzünündür onlar Bütün insanlığın gözbebeği lk kez yurdumdan uzakta yaşadım bu duyguyu Bebeklerin ulusu yok Bebekler, çiçeği insanlığımızın Ve geleceğimizin biricik umudu... |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |