![]() |
| | #1 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| acaba ot gibi yerden mi bittim acaba denizlerde mi şaşırdım ve zamanı nasıl unutmaktayım zaman unutulunca mısri kadîm yaşanabiliyor kendimi unutunca seni yaşıyorum yaşamak bu ânı yaşamaktır ammon râ' hotep veya tafnit kim olduğumu bilmek istemiyorum yalnız etrafında nefes almalıyım dut bu â'ru ünnek pahper kama pet kama tâ mısır metinlerinde okuduğum cümleler seninle okuduklarımsa büsbütün başka şeylerdi seninle bir bahçedeyiz geliyor bana orada hem var hem yok gibiyim daha doğrusu bütün bir bahçe oluyorum insanlığımdan çıkarak kama pet kama tâ |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| Lizbonlu Maria Barbas’a lizboa boa simsiyah saçlı kadın mariyya bir masal söyle bana kan nasıl çıkmadı baştan o ölen kimdi mariyya öleni bilmem buna şarkı derler lizboa ben bir şarkıyım atlas denizlerinden geldim önümde dalgalar vardı arkamda dalgalar dalgalar bitince ben de biterim |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| bir vardım bir yoktum ben doğdum selimi salışın köşkünde sebepsiz hüzün hocamdı loş odalar mektebinde harem ağaları lalaydı kara sevdâma uyudum büyüdüm ve nûrusiyâha ağladım nûrusiyâha ağladığım zaman annem süzudilâra idi ve babam bir tambur annem süstü babam küstü ama ben niçin hâlâ nûrusiyâha ağlarım nûrusiyâaah nûrusiyâaahhh |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| kilimimde namaz kılmaya gelen ayaklar ve en çok küçük parmakları beni görmeden üstüme basarlar şaşarım beni işleyene kilimimin nakışları nedircik yavrularına benzer ki çocukluğumdan beri çok uğraşırım nedircik yavrularıyla |
| | |
| | #5 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| tennure giymiş ağaçlar aşk niyâz eder mevlânâ içimdeki nigâr başka bir nigârdir içimdeki sema'a nece yıldızlar akar ben dönerim gökler döner benzimde güller açar güneşli bahçelerde ağaçlar halak-semâvâti-vel'ard'h yılanlar ney havalarını dinler tennure giymiş ağaçlarda çemen çocukları mahmur câaan seni çağırıyorlar yolunu kaybeden güneşlere bakıp gülümserim ben uçarım gökler uçar |
| | |
| | #6 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| sandukalarda can yatıyor canlar içinde bir can var canlar içindeki câaan sandukalarda yazılar var kendi kendini okuyor kendi kendini okuyan yazılar sandukalar öd ağacından misk ile amber kokuyor cânımda tüten bir koku var câaan |
| | |
| | #7 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| ejderhalar çıkarıyorum duvar kovuklarından alevler çıkarıyorum yağmur karaltılarında hazîn yürüyorum uzattım ellerimi çok uzaklara gitmiş yıldızlar düşürmüş gelirken yıldızsız kalınca gece uyunur tavanı yok siyah gök sırt üstü yere yattım tavansız göğe düşüyorum |
| | |
| | #8 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| karanlığı geçelim karanlığı geçelim ne uyku ne ölüm hem uyku hem ölüm düş içime uyu ve sonsuz büyü unut renkleri ve şekilleri hepi ve hiçi beni ve seni ve geceyi yuttu nirvana |
| | |
| | #9 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| çîn-ü-mâçîndeki nigâr gezer bendeki diyârda güler bende nigâr içim boştur ve ayna kaplı o aynalarda bir gamzesi var kimisi sefine kimisi deryâ deryâ-yı-nâz kimsi bulut kimisi bağ o diyar ki onda acayipler olur ve ordaki nigâri kimse bilmez |
| | |
| | #10 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| yeşil yapraklar yeşil havuz yeşil yaprakların düştüğü havuz koyu yeşil ve rüyamda fıskiyenin üstünde fırıl fırıl dönen insan kırılmış merdivenlerde malta taşlarının altındaki tesbih böcekleri ve yerin altından çıkan solucanlar büyük bademin altında sohbet ederler giderler gelirler aralığın görünmeyen yerinde ve ben limonluğun içindeki kırmızı toz dolu sandığı düşünüyorum pencerede |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| asaf, celebi, cin, gencligim, halet, ibrahim, ikinci, kadim, mariyya, mevlana, misri, nedircik, nigÂri, nirvana, nurusiyÂh, perde, romantik, sandukalar, semai, sidharta, siir, siiri, siirleri, trilobit, yavrulari |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |