![]() |
| | #1 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| allahtan pencereler açmışlar içi sıkılan evlere pencereler olmasaydı nasıl gezerlerdi karanlıklarda ayağa kalkmış büyük böcekler nasıl tırmanırlardı merdivenlerden tahta evler eski kutulardır apartmanlar yaldızlı nisan şekeri kutularıdır içinde siyah ve sarı başlı böcekler oturur başka küçük bir kutudan uzaktaki başka böceklerin cızırtılı seslerini duymaya meraklıdırlar sevgilim bir böcektir taşdan duvarlar içinde karafatmalarla yaşar beş senedir getirdiğim şekerleri yiyip elimi ısırmıştır karafatmalar onu benden ayırdılar o şimdi bana küsülüdür kutu duvarları içinde |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| bakanlar bana gövdemi görürler ben başka yerdeyim gömenler beni gövdemi gömerler ben başka yerdeyim aç cübbeni cüneyd ne görüyorsun görünmeyeni cüneyd nerede cüneyd ne oldu sana bana olan ona da oldu kendi cübbesi altında cüneyd yok oldu |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| çocukluk arkadaşım petit-poucet yamyam devin kilerindedir küçük kızkardeşi ormanda ağlıyor tin tin eder kabâcık beni bırakıp giden babâcık ormanlardan güneşli tarlalara koşan çizmeli kedi ne olur kurtar benim marquis de carabasse'imi yanan paris'in çocuklarını öperek ağlamak istiyorum belki masallarımla uyurlar |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| bir çam vardı önünde doğduğum odanın çöpten yapraklarında güneşi rüzgârla sallayıp kafesten içeri dolduran bir çam sedirinde iskambilden kuleler yıkılmış odada loş ve sessiz ikindilerin acısıydı sızan gözlerim dalardı kafesten duvara ve duvardan kafese seyretmeyi güneşi yüz bir güneşti kafesin her deliğinden giren susmuş bir çocukla şaka eden yüz ikindi güneşi |
| | |
| | #5 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| deniz kenarına inen çingenelerim sulara içmeden bakarlar o sular tuzludur balıklar içer yeşil otların içine gömülen çingenelerim otları yemezler o otlar tatsızdır katırlar yer çiçekli şalvar seven çingenelerim çiçeği sevmezler kalem parmaklı çingenelerim kalem tutmazlar falıma bakarlar da yüzüme bakmazlar elime bakarlar da ayağıma bakmazlar paramı isterler de beni istemezler yüzlerini güneşle yıkayan çingene kızlarım kibarım diye bana gönül vermezler |
| | |
| | #6 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| her şey güneşi seviyor hattâ denizler bile denizlerde nefes alan sen bile ve biz güneşi değil ışığını seven insanlarız güneş içime vuruyor güneşin ışığı var güneş yok güneşin ışığını kim anlatabilecek pazar pazar gezmek dağ dağ dolaşmak ve ormanlarda kalmak güneşin ışığını anlatacak olanı arıyorum güneş içime vuruyor |
| | |
| | #7 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| içim açılıyor pilav kokan koridorlarda grand-courr'a çıkınca içim kapanıyor ebedî vakansta çocuk olamayacaksın artık allâsmarladık neuf-cent-dix-neuf |
| | |
| | #8 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| vurma kazmayı ferhaaat he'nin iki gözü iki çeşme aaahhh dağın içinde ne var ki güm güm öter ya senin içinde ne var ferhat ejderha bakışlı he'nin iki gözü iki çeşme ve ayaklar altında yamyassı kasrında şirin de böyle ağlıyor ferhaaat |
| | |
| | #9 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| harpût kulaklarını sarkıt eski korkutlar çıkıyor karanlıklardan bacadan düşen harpût görmek istemiyorum gözümden ye beni duymak istemiyorum kulağımdan ye beni düşünmek istemiyorum kafamdan beni yût harpût |
| | |
| | #10 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 15.220
Teşekkür: 36
93 Mesajına 98 teşekkür edildi.
| iki taşı birbirine vurup acayip âleminden çıkardın ağzı var dili yok halayıklarımı zebercetten sarayımdaki halayıklarım saz benizli badem gözlüdürler saçları salkım salkım omuzlarındadır ve yaptıkları işi sessiz yaparlar zabarcatten sarayımda hamamlar yaptırdım tepe camları zümrütten ve akîki yemâniden ve kurnası var necef taşından |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| adimi, adimlar, asaf, asuri, camli, celebi, cingenelerim, cuneyd, dogdugum, evin, fransa, galatasaray, gorduler, gorunme, gozlerim, gunesin, halayiklarim, halet, harpÛt, hirsiz, icin, isigi, kadincigim, kahkaha, kilise, kimi, kitaplar, kunÂla, kusa, magara, mansur, mÂra, odalardan, penceresi, sehir, siir, siiri, siirler, siirleri, unuttum |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |