Bestoffrm|Ask Flashlari| Resimli Siirler|Yazili Sorulari|Büyüler|Performans,Proje Konulari|Sifali Bitkiler|Definecilik
 
"Hayat bir öyküye benzer, önemli olan yanı eserin uzun olması değil, iyi olmasıdır. Seneca"
Geri git   Bestoffrm|Ask Flashlari| Resimli Siirler|Yazili Sorulari|Büyüler|Performans,Proje Konulari|Sifali Bitkiler|Definecilik >
»»-(¯`v´¯)-» Kültür ve Eğitim »»-(¯`v´¯)-» > Fen ve Teknoloji > Ortaokul Fen ve Teknoloji > 8.Sinif Fen
Connect with Facebook

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 10-15-2009, 02:30 AM   #1 (permalink)
Üye
 
SacReD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 228
Teşekkür: 0
27 Mesajına 46 teşekkür edildi.
Standart Biyoteknoloji, biyoteknoloji alanındaki gelişmelerin yansımaları, kullanım alanları

BİYOTEKNOLOJİ
Biyoteknoloji, tarım, ilaç, tıp, gıda, çevre, hayvancılık gibi giderek çeşitlenen alanlarda, hem klasik üretimi değiştirmekte hem de klasik üretimden tamamen farklı yeni üretim biçimleriyle yepyeni ve çok büyük bir ekonomik faaliyet alanı yaratmaktadır. Biyoteknoloji yalnızca endüstri alanı olarak değil, yeni ürün ve hizmetlerin üretiminde kullanılan teknolojiler olarak da tanımlanmaktadır.
Yaygın görüş, içinde bulunduğumuz yüzyılda biyolojinin ve buna bağlı olarak biyoteknolojinin, ülkelerin rekabet güçlerini çok etkileyeceği , dolayısıyla önemli refah artışlarına yol açacağıdır. Nitekim şimdiden pratikte de bu görülmektedir.

BİYOTEKNOLOJİ ALANINDAKİ GELİŞMELERİN
YANSIMALARI

Çağımızda biyoteknoloji araştırmalarının gelişimi ile birlikte modern biyoteknolojinin uygulama alanları genişlemektedir.Başta tıp ve tarım alanlarında olmak üzere insanlığın faydasına sunulan buluşların büyük bir kısmı gen nakli yöntemleriyle gündeme gelmektedir. Gen nakli uygulamalarının tarım alanında kullanılması, tüketici sağlığı ve çevre açısından duyarlı toplumlarda büyük tepki görmekte ve bunlara karşı çeşitli önlemleri ve risk değerlendirme tekniklerini de gündeme getirmektedir. Bu noktada, biyoteknolojik araştırma ve uygulamalar açısından gelişmiş ülkelerin gerisinde kalmış olan Türkiye’nin önümüzdeki dönem için bir politika belirlemesi önem taşımaktadır.

Biyoteknoloji Uygulamalarının Tarihsel Gelişimi

Tarımsal büyümenin aslında birkaç teknik alandaki ilerlemenin olduğu zannedilmektedir:

-Tarımın modernleştirilmesinde önemli bir unsur olan, emeğin sermaye ile ikamesini güçlü bir şekilde sağlayan ve son dönemde bilgisayar ve uzay teknolojileri yardımıyla oldukça hassas şekilde girdi optimizasyonu sağlayabilen tarımsal mekanizasyon,

- Kontrollü sulama ile birlikte yüksek ürün verimliliği sağlayan özellikle azot tabanlı suni gübrelerin kullanımı,

- Önemli oranda kimyasallar yoluyla uygulanmış olan ve halen uygulanan bitki koruma önlemleri,

- Şehirleşme ile paralel büyüyen, talebi büyük oranda şehirden alan, tarımda bilimsel teknikler kullanarak amaca bağlı olarak enerji veya protein ağırlıklı hayvan beslenmesinin sağlanması ve bitkisel besinin daha yüksek nitelikli hayvansal besine dönüştürülmesinde görülen büyük gelişme,

- İlaçlar, aşılar ve tanı araçlarındaki gelişmelerle hayvan sağlığında kaydedilen gelişme ile ekonomik anlamda kayıpların önlenmesi,

- Tarımdaki verimliliğin yüzde 50sinin kaynağı durumundaki ıslah ve hibrit tohum üretimi çalışmaları.

Ekilebilir toprakların sınırlarına ulaşıldığı bir dönemde, yeni tohumlar ve suni gübrelerin kontrollü sulama yöntemleriyle kullanılması, önemli ölçüde ürün verimi artışlarına yol açmıştır. Bu, özellikle gelişmekte olan ülkelerin tarımında köklü dönüşümler yaratmıştır. Yeşil devrim, genel anlamda, gen nakline dayanmayan ıslah çalışmalarıyla yürütülürken diğer tarafta daha ileri düzeyde genetik çalışmalar sürdürülmüştür. Modern genetik, 19. yüzyılın sonunda Mendel’in çalışmaları ile başlamıştır. Sanayide mikroorganizmaların kullanımı (mayalar ve laktik fermentler gibi) tarihsel bir uygulama olup enzimlerin (peynir için rennet enzimi gibi) kullanılmaya başlanması da bu çerçevede değerlendirilebilmektedir. Genetik ve daha geniş anlamda biyoloji, 1940’lı yıllarda Delbruck’un çalışmaları ile yeni bir döneme girmiş, 1960’lı yılların sonunda genetik kodların tamamen saptanmasıyla ileri düzeyde gelişmiştir.

Bu kapsamda .moleküler biyoloji. yeni araçlar geliştirmiş olup bunlar tarımda, gelişimin ve dışsal çevreye uyumun biyolojisi ile organizmaların biyolojisi arasındaki ilişkileri anlamada kullanılmaya başlamıştır.

Temel bilimlerde oluşturulan bu yeni birikim birçok teknik uygulamayı da birlikte getirmiştir. 1970 yılında Smith, Wilcox ve Kelly genetik bilgileri taşıyan uzun DNA zincirini belirli noktalardan kesme kabiliyetine sahip, hassas bir moleküler makas gibi davranan kısıtlama enzimlerini saptamışlardır. Escherichiacoli’de ilk gen nakli 1973 yılında Boyer ve Cohen tarafından gerçekleştirildi. Böylece, modern biyoteknoloji bu iki yönteme dayalı olarak günümüzdeki gelişmiş düzeyine ulaşmıştır; zira, DNA zincirinin parçalara ayrılabilmesi ve çoğaltılarak mikroorganizmalara yerleştirilmesi olanaklı hale gelmiştir.1980’li yıllarda, laboratuar koşullarında DNA parçalarının kopyalarının üretilmesini sağlayan PCR yöntemi geliştirilmiştir. Bu arada biyokimyasal tahlillerin otomasyonu da baş döndürücü şekilde geliştirilmiştir. Gen teknolojisinin yüksek düzeyde yatırım gerektirmesi nedeniyle, 1980 yılında ABD Yüksek Mahkemesi’nin patent korumasını, bitki parçaları, dokuları ve genleri dahil yeni bitkilere yaygınlaştırılmasına olanak tanıyan kararına kadar ticari uygulamalar gelişememiştir. 1983 yılında, ABD’de Monsanto ve Agrigenetics Şirketleri tarafından bitki üzerinde ilk deneysel gen nakli gerçekleştirilmiştir. Deneysel sürecin bitip ticari ürünlerin piyasaya sürülmesi bir on yıl daha almış ve 1990’lı yılların başında yine ABD’de Calgene tarafından ilk ticari transgenik (gen nakli uygulanmış) bitki´FLAVR SAVR Domates`adıyla piyasaya sürülmüştür. Daha sonra ise, gen nakli yöntemiyle kuraklığa, bitki zararlılarına karşı dayanıklı ve kalite özellikleri değiştirilmiş pamuk, soya , mısır, kanola elde edilmiştir. Öte yandan, günümüz bilgi ve uygulama düzeyinde, gen naklinin sadece bir veya birkaç gen ile yapılabildiği göz önüne alındığında, belirli bir bitki zararlısına karşı koruma veya özel bir zararlıya karşı toksin sentezleme gibi çok fazla sayıda gen değişimini gerektirmeyen tekniklerle tarımda yaşanan sorunlara kısmi çözümler üretildiği gözden kaçırılmamalıdır






Klasik Biyoteknolojiden Modern Biyoteknolojiye

Biyolojik çeşitlilik çerçevesindeki tanımı ile biyoteknoloji, biyolojik sistemler, canlı organizmalar veya bunların türevlerinin özel amaçlarla ürün ya da işleme tekniklerinde kullanıldığı teknolojik uygulamaların bütünüdür.

Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle modern biyoteknoloji ortaya çıkmakta ve daha ziyade DNA(dizilimi yeniden düzenlenmiş DNA), hücre fizyonu (gen parçalanması) ve yeni biyo-işleme tekniklerinin kullanımını beraberinde getirmektedir. Daha ziyade gelişmiş ülkelerde üretilmekte olan biyoteknolojik buluşların tarım alanında uygulamasının yaygınlaşması ve kullanımının artması tarımsal üretimde yeni oluşumları beraberinde getirirken gerek çevre gerekse gıda tüketicisi açısından birçok soru işareti oluşturmaktadır. Bu nedenle oluşan toplumsal tepkiler, biyoteknolojinin tarımda kullanımının kısıtlanmasına kadar varan düzenlemeleri ve ticaret önlemlerini gündeme getirmektedir.
Gelecekte daha da tartışmalı gelişmelere yol açması beklenen biyoteknoloji konusunu Türkiye’nin, yolun başında bir ülke olarak, hızlı ve sistemli şekilde ele alması gerektiği düşünülmektedir.

Biyoteknolojinin Kullanım Alanı

- Organik atıkları parçalayıcı enzimlerin genleri kirli suda yaşayan mikroorganizmalara verildiğinde su kirliliğinin ortadan kalktığı görülmektedir.
- Mesela insandan alınan bir gen koyuna nakledildiğinde koyunun sütünden akciğerin tedavisinde kullanılan alfa 1 antitripsi üretilmektedir.
- Günümüzdeki teknoloji ile pahalı ve zor bulunan ilaçlar biyoteknoloji sayesinde kolayca üretilmektedir.
- Biyoteknolojik yollarla üretilen ilaçların, dünya ilaç üretiminin %5’i olduğu ve bunun 2006’da %15’e çıkacağı tahmin edilmektedir.

Biyoteknoloji en geniş kullanım sahasını hayvancılık ve ziraatta bulmuştur. Gıda biyoteknolojisi araştırmacıları, gıda üretiminde kullanılan bitki, hayvan ve mikroorganizmaları, besinlerin kalitesini, miktarını, güvenliğini, üretim kolaylığını arttırmak ve maliyeti azaltmak maksadıyla biyoteknolojiyi kullanmışlardır.

- Kutuplarda yaşayan bir tür balıktan alınan anti-freeze geni domates ve çileğe nakledildiğinde domates ve çileğin soğuklarda yetiştirilmesi sağlanmıştır.
- Yazýlým Dili balığından alınan anti-freeze geninin somon balığına aktarılmasıyla somon balığının soğuk sularda yaşaması sağlanmıştır.
- Yapısında A vitamini bulunmayan beyaz pirince, nergis ve bir bakteriden gen aktarılmasıyla, bitki tanelerinin A vitamini ürettiği görülmüştür.Böylece, Çin ve Japonya gibi ülkelerde, sadece pirinçle beslenmeden doğan görme bozukluklarının tedavisinde biyoteknoloji kullanılmaktadır.




Biyoteknolojide Dünyadaki Durum

Son yirmi yılda, dünyadaki uygulama ve araştırma konularına göz atıldığında, biyoteknolojinin özellikle sağlık, tarım, gıda sektörleri ile kimyasalların çevreye verdiği zararın giderilmesi için kullanıldığı görülmektedir. 2000 yılı itibariyle, 150 milyar ABD Doları civarında bir pazar büyüklüğü olduğu kabul edilen biyoteknoloji ürünlerinden, tarım ve gıda sektörlerine dönük ürünlerin aldıkları pay , yaklaşık % 23’tür.
Şunu belirtmek gerekir ki, modern biyoteknoloji en geniş kullanım alanını tarımda bulmuştur. İlk ürünler, hayvanların tedavisinde kullanılmak üzere ya da tarım zararlılarıyla biyolojik mücadelenin sağlanması amacına dönük olarak piyasaya sürülmüştür. Tarla denemesi yapılan ürünlerin çoğunda amaç, zararlı ot ilaçlarına, virüs veya böceklere karşı dayanıklı ürün elde edilmesi şeklinde olmuştur

Türkiye’deki Durum

Türkiye biyoteknoloji konusunda, yetişmiş eleman, laboratuar altyapısı ve araştırma olanaklarındaki yetersizlikler nedeniyle oldukça geride kalmıştır. Üniversitelerde son dört yıldır moleküler biyoloji ve genetik konusunda lisans eğitimi verilmeye başlamıştır. Araştırma-geliştirme için ayrılan fonlar yetersiz olmakla birlikte son yıllarda bir gelişme olduğu belirtilmektedir. Araştırma sayısının ve niteliğinin artmasını engelleyen bir neden de çalışmalarda kullanılan maddelerin çok maliyetli olmasıdır. Son yıllarda, Türkiye’de patent başvuruları içerisinde biyoteknoloji konusunda olanların oranı hızla artarken bunlardan hemen hepsinin yabancı patent başvurusu olması mevcut durumda şaşırtıcı bulunmamaktadır. Tarım sektörü açısından bakılırsa, Türkiye’de geliştirilmiş olan bir transgenik ürünün bulunmadığı, Tarımsal Araştırma Enstitülerindeki tarla denemeleri dışında transgenik ürün üretiminin de bulunmadığı belirtilebilir. Hayvancılık konusunda ise herhangi bir gelişme kaydedilmemiştir. Öte yandan, Türkiye’nin buğday, arpa, baklagiller ve şeker pancarı gibi ana besin kaynaklarını oluşturan bitkilerin dışında birçok meyve ve sebzenin de doğal gen kaynaklarının bulunduğu bir ülke olduğu göz önüne alındığında biyoteknolojik ürünlerin kullanımı ve çevreye salımı konusuna daha duyarlı yaklaşılması gereği ortaya çıkmaktadır. Halen söz konusu ürünlerin Türkiye’ye ithaline izin verilmemektedir. Ayrıca, bitki gen kaynaklarının araştırılması ile ilgili projeler uygulanmakta olup bunların sonuçlandırılmasının zaman alacağı tahmin edilmektedir.

ORGANİK TARIMDA BİYOTEKNİK YÖNTEMLERİN
KULLANILMASI VE ÖNEMİ
Tarım ürünlerine zarar veren böceklerden nasıl kurtuluruz... İnsanoğlu, tarımsal üretime başladığı ilk günden beri bu sorunun cevabını aramıştır. Tarımsal üretimin başlamasından soframıza gelinceye kadar zararlılarla mücadele etmek zorunluluğu vardır. Bu mücadeleye, genel olarak zirai mücadele (Bitki Koruma) adını veriyoruz. Zirai mücadelede söz konusu zararlılarla mücadele etmek için dört temel mücadele yöntemi vardır:
1.Kültürel önlemler,
2. Biyolojik mücadele,
3.Biyoteknik mücadele,
4. Kimyasal mücadele.
Kimyasal mücadelenin insan ve çevre üzerine olumsuz etkilerinin anlaşılmasından sonra, zararlılarla mücadele etmek için Entegre Mücadele (IPM) çalışmaları ile insan ve çevreye verilen zararın en aza indirilmesi için zirai mücadele teknikleri araştırılıp geliştirilmektedir. Entegre mücadele; zirai mücadelede kimyasal mücadele yöntemlerini en aza indirgeyerek, diğer mücadele yöntemlerinin kullanılmasıdır. Entegre ve fiziksel önlemler “entegre mücadele” başlığı altında toplanırlar
Bitki koruma tekniklerinden biyoteknik yöntemler, genel olarak böcekleri renk, , besin, ışık vb. gibi herhangi bir cezbedici ile tuzaklara çeker, orada yakalayıp öldürür veya davranışlarını bozar. Bu nedenle de farklı böcek türleri için pek çok tuzak tipi geliştirilmiştir.Bu tuzaklar doğrudan doğruya mücadele amaçlı kullanılabildiği gibi, zararlıların populasyon yoğunluğunu ve ilk ergin uçuşunu saptamak içinde kullanılır.

Zararlıların Bariyerlerle Kontrol Edilmesi

Bu mücadele tekniği zararlının davranışını esas alır. Bilindiği gibi birçok böcek türü bitki üzerinde beslenir, kışlamak için toprağa iner veya toprakta yaşayan böcek türleri bitkilere tırmanırlar. Yürüyen ve tırmanan bir çok böcek türü için ağaçların gövdelerine koli bandı sarıp üzerine çok ince bir tabaka halinde böcek yakalama zamkı sürdüğümüzde zararlıların davranışını bozmuş oluruz. Zararlıların bir çoğu bu bariyerlere yapışarak ölürler. Bir çokları da bu bariyerleri geçemez, beslenme ve üreme davranışları bozulur, uygun olmayan koşullarda yaşamlarını sürdüremezler.
Bu biyoteknik yöntem gelişmiş ülkelerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Yurdumuzda da Tarım il Müdürlükleri tarafından yürütülen entegre mücadele projelerinde kullanılarak çiftçilerimizin bu konuda eğitilmesine önem verilmektedir.


SONUÇ

Temiz çevre ve sürdürülebilir tarım için organik tarımın gelişmesi, organik tarım ürünlerinin çeşitlendirilmesi önemlidir. Biyoteknik yöntemlerin araştırılması, elde edilen bulguların uygulamaya aktarılması ve organik tarım talimatının hazırlanması için, üniversitelerimiz, araştırma enstitüleri ve özel sektör işbirliği yapmalıdır.
SacReD isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-31-2011, 06:40 PM   #2 (permalink)
Süper Moderatör
 
bera - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 13.987
Teşekkür: 587
925 Mesajına 3.194 teşekkür edildi.
Standart

paylaşım için teşekkürler.
bera isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-29-2012, 10:12 PM   #3 (permalink)
Admin
 
bestoffrm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2011
Mesajlar: 9.794
Teşekkür: 383
377 Mesajına 1.347 teşekkür edildi.
Standart

emeğine sağlık.
bestoffrm isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-14-2013, 05:12 PM   #4 (permalink)
Moderatör
 
zara - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 4.440
Teşekkür: 174
289 Mesajına 1.037 teşekkür edildi.
Standart

emeğinize sağlık.
zara isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
alanindaki, alanlari, biyoteknoloji, gelismelerin, kullanim, yansimalari

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 02:27 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

bestoffrm | aşk flashları | sitemap | tags
Resimli Şiirler Şairler Müzik Yemek Tarifleri Moda Örgü Modelleri Dantel Modelleri Şifalı Bitkiler İslami Konular Dil An Coğrafya Fizik Roman Özetleri Aşk Duaları Dilek Duaları Define İşaretleri Cilt ve Güzellik Sosyal Dil Anlatım Edebiyat Aşk flashları Domain Telif Hakkı Sitemizin tüm hakları saklıdır. Telif hakkı ihlali bildirimi, acil şikayetleriniz ve her türlü görüş ve önerileriniz için iletişim sayfamızı kullanabilirsiniz. Sorumluluk İçerik sağlayıcı ve paylaşım sitesi olan Bestoffrm.com sitesinde, 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre tüm üyelerimiz ve ziyaretçilerimiz yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Bestoffrm.com hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler iletişim sayfamızdan bildirilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır. Sitemizde yayınlanan sağlıkla ilgili konular sadece bilgilendirme amaçlı olup tedavi için Lütfen Doktorunuza başvurunuz.