Bestoffrm|Ask Flashlari| Resimli Siirler|Yazili Sorulari|Büyüler|Performans,Proje Konulari|Sifali Bitkiler|Definecilik
 
"İnsanların yaptığı sahte paralar kadar, paraların yaptığı sahte insanlarda vardır."
Geri git   Bestoffrm|Ask Flashlari| Resimli Siirler|Yazili Sorulari|Büyüler|Performans,Proje Konulari|Sifali Bitkiler|Definecilik >
»»-(¯`v´¯)-» Kültür ve Eğitim »»-(¯`v´¯)-» > Zümre Toplantı Tutanakları
Connect with Facebook

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08-19-2008, 06:09 PM   #1 (permalink)
Süper Moderatör
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 18.205
Teşekkür: 162
1.113 Mesajına 2.874 teşekkür edildi.
Standart Lise 3 Deneyleri

Aspirin Eldesi


İlaç endüstrisinde önemli bir yeri olan aspirin nasıl elde edilir?

Salisilik asit, fenolik OH ve karboksilik grupları içeren bir bileşiktir. Eğer bu fenolik OH grubları asetillenirse ilaç endüstrisinde önemli bir yeri olan aspirin (Asetil Salisilik Asit) elde edilir.

Madde ve malzemeler: Salisilik asit, Derişik H2SO4, Asetik asit, Su, Erlenmayer, Termometre

Deneyin yapılışı:
Kuru salisilik asit (1.3g) ve asetik anhidrit (2 ml) kuru bir erlenmayerde karıştırılır.

Üzerine 2 damla derişik H2SO4 eklenir. Su banyosu üzerinde, 50-60 oC'de 15 dakika ısıtılır.

Ara sıra karıştırılarak soğumaya bırakılır. 15 ml su eklenerek karıştırılır ve süzülür. Elde edilen ham aspirin, asetik asit/su (1:1) karışımından kristallendirilir.

Sonuç:
Pratik Verim 1.7 g,
Erime Noktası: 128-135 oC


ASPİRİNİN FAYDALARI VE ZARARLARI

Analjezik, antipiretik ve antiromatizmal etkisi için kullanılan ilaç.

Aspirin 1853 yılında Fransız kimyacısı Gerhardt tarafından asetilklorürün sodyumsalisilat üzerine etkimesiyle elde edildi. 1899'da Elberfeld'de, Bayer laboratuvarlarında kimyager Felx Hoffmann tarafından saf ve bozulmaz aspirin yapıldı. Freser ve Wohlgemuth aspirinin tedavi edici ve farmakodinamik özelliklerini incelediler.

Aspirin, organizma üzerinde kendine mahsus ve serbest hale getirdiği sodyum salisilattan daha üstün bir ateş düşürücü ve ağrı dindirici etkisi vardır. Bulunuşundan bu yana (1853) çok zaman geçmesine rağmen grip ve ağrılara karşı kullanılan en iyi ilaçlar arasında yer alır.

Normalin üstüne çıkan vücut sıcaklığı -ateş-, daha çok bir enfeksiyonla birlikte, kanser, koroner atardamar tıkanması ve bazı kan hastalıklarında görülür.

Sıcaklık, normal koşullarda, başın ve vücudun iç bölgelerinde günde 0,5 oC - 1 oC'den fazla farklılık göstermez ve ağızda en çok 37,22 oC'yi, düz bağırsakta ise 37,55 oC'yi aşmaz. Sabahın erken saatlerinde de düşük, akşamüstü en yüksek değerlerine vararak düzenli bir günlük değişim gösterir. Ateşli hastalarda 41,11 oC'ye kadar çıkabilen vücut sıcaklığı, 2,5 oC-5 oC'lik günlük sapmalarla akşam saatlerine doğru en yüksek değerini bulur. Pek sık olmamakla birlikte, 44,50 oC-45 oC'ye kadar varan geçici ateş yükselmeleri görülebilir.


Ateşli durumlarda, artan buharlaşmayla su kaybı sonucunda, kan ve idrar hacimlerinde azalma görülür. Vücut proteinlerinin hızlı yıkımı, azotlu ürünlerin idrarla atılmasını artırır. Vücut sıcaklığının hızla yükseldiği dönemde, hasta üşür, hatta titrer; sıcaklık hızla düştüğünde ise sıcaklıktan yakınır, derisi kızarır ve nemlenir. Aspirin gibi ateş düşürücü ilaçların, beyindeki sıcaklık düzenleme merkezlerini etkileyerek ateşi düşürdüğü sanılmaktadır; sağlıklı kişilerde bu tür ilaçlar vücut sıcaklığında herhangi bir değişikliğe yol açmaz.

Beyin tarafından denetlenen kas gerginliği, deride kızarma ve terleme gibi olgular, değişik yollardan vücutta ısı üretimi ve kaybına yol açar.

Ateş yükselmesinin de, beynin bu denetleme mekanizmalarındaki bir aksaklıktan ileri geldiği sanılmaktadır.

Genel olarak, ateşli hastalarda, doku yıkımı sonucunda hücrelerin parçalanmasıyla açığa çıkan ve pirojen (ateş yapıcı) olarak adlandırılan bazı maddelerin kan dolaşımıyla beyne ulaşarak, sıcaklığı düzenleme merkezlerinin işlevini aksattığı kabul edilir. Akyuvarlarda bu tür etki gösteren bir maddenin varlığı saptanmıştır.

Aspirin, asetilsalisilik asit olarak da bilinir. Kas, eklem ve baş ağrılarına karşı kullanılan hafif ağrı kesicidir. Romatoit artritte görülen eklem şişlik ve ağrıların giderilmesinde çok etkili olduğundan, özellikle bu hastalığın tedavisinde en çok aspirinden yararlanılır.

Ayrıca romatizmal ateşten yakınan hastalara yüksek dazda aspirin verildiğinde, ateş hızla düştüğü gibi, hastalığın akut dönemlerinin belirtileri olan eklem şişlikleri ve ağrılar da oradan kalkar. Hafif enfeksiyonlarda kullanılan aspirin, enfeksiyonla birlikte ortaya çıkan ateş ve ağrıyı yok eder, ama hastalığın süresini kısaltmaz. Koroner kalp hastalığı tedavi ve korunmasında trombositlerin pıhtı oluşturma eğilimini azaltarak kanın pıhtılaşmasını ve korner damarların tıkanmasını önleyici etkisi son yıllarda önem kazanmıştır.



Ağrı kesici olarak çok kullanılan öbür salisilatlar, sodyum salisilat ile salisilamittir.

Aspirin gibi ateşli romatizmanın tedavisinde kullanılan sodyum salisilat sindirim kanalını aspirinden daha çok tahriş eder. Bu üç bileşik arasında tahriş edici etkisi en az olan salisilamittir, ama ağrı kesici ve iltihap giderici etkisi öbürlerinden daha zayıftır.

Zayıf toksisitesi, geniş etkinliği ve antiemflamatuvar etkisi sayesinde aspirin, ateşe ve özellikle romatizmal kaynaklı ağrılara karşı değerli bir ilaç haline geldi. Ne var ki aspirin, asitliği yüzünden mide mukozasını önemli ölçüde tahriş eder ve uzun süre kullanılırsa tehlikeli olur. Mide ülserine neden olabilir.

Mide ülseri mide mukozasında madde kaybıyla belirgin çok yaygın bir hastalıktır. En çok orta yaşlı erkeklerde görülür. Nedenleri tam olarak aydınlatılmamıştır. Bazı ilaçların -özellikle intihap önleyici-, alışkanlıkların -alkolizm, tütün bağımlılığı-, ruhsal etmenlerin etkisi bilinmektedir.

Ülser bir ila birkaç hafta boyunca, yemeklerden iki ila üç saat sonra ortaya çıkan, kramp ya da burulma biçiminde bir ağrıyla belirti verir. Sonra ağrı diner ve çoğunlukla birkaç ay duyulmaz; bir süre sonra, krizler arasındaki ağrılar -gündüz boyunca- tamamen ortadan kaybolacak şekilde yeniden ortaya çıkar.

Midenin röntgenle incelenmesi, ülser odağını ortaya çıkarır. Kanserleşme riski nedeniyle muhakkak gastroskopi yapılmalıdır.

Korkulan diğer ihtilaflar kanama ve delinmedir. İlaçla tedavi özellikle sağlık ve perhiz koşullarına uymayı -tütün, alkol, kahve alışkanlıklarının bırakılması, duygusal şoklardan uzak durulması, vb.- mide pansumanlarını -alüminyum tuzları-, antiasitleri ve simetidini kapsar; ülser ilaçlar -iltihap önleyiciler- yasaklanır. Cerrahi girişime, ilaçla tedaviye dirençli ülserlerde ve iltihaplar ortaya çıktığında başvurulur.

Bu nedenle, dayanabilir şekilde alınmasını sağlamak üzere 0,50 g dozlu tabletleri de yapılmıştır. Tabletlerin kaplanması, onların mideden bozulmadan geçmesini ve bağırsakta çözülmesini sağlar. Bir başka yöntem, çok küçük taneciklerin yavaş, yavaş serbest hale geçirilmesiyle uzun süreli etki yaratılmasıdır. Aspirini askorbik asitle birleştirme, onun zararlı yanını törpüler.

Sodyum bikarbonat eklemelerle köpürterek çözülen aspirinler yapılır. İğneyle verilen aspirinlere gelince, örneğin lizin ile birleştirilip şırınga edilirse etkisinin hızı ve şiddeti artar. Aspirin kullanılması antikoagülanların etkisini artırır, bu nedenle birlikte kullanılmaları tehlikelidir. Bazı durumlarda antikoagülan yerine düşük dozda aspirin verilmesi bile önerilebilir. Aspirin, kinin tuzları, amidopirin, alkali tuzlar gibi birtakım ilaçlarla bağdaşmaz.


kaynak:egitimportali.com
__________________
elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-03-2012, 05:57 PM   #2 (permalink)
Admin
 
bestoffrm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2011
Mesajlar: 8.758
Teşekkür: 307
352 Mesajına 1.297 teşekkür edildi.
Standart

Anot - Katot, Kaplamacılık


ANOT
Cu(Katı) -----> Cu+2 + 2e- Yükseltgenme

KATOT
Cu+2 + 2e- -----> Cu(Katı) İndirgenme



Piller kendiliğinden meydana gelen redoks reaksiyonlarıdır. Kendiliğinden meydana gelmeyen reaksiyonları oluşturmak için dışardan elektrik enerjisi vermek gerekir.

Bu nedenle elektrolit çözeltilere gerekli elektrik gerilimini uygulanarak yapılan ayrıştırma işlemine elektroliz denir. Pilde gerçekleşen olayların tersi gerçekleşir.

Elektroliz için;
  1. İçerisinde anot ve katot bulunan elektroliz kabına
  2. Elektrolit bir sıvıya
  3. Elektrik üretecine ihtiyaç vardır.
Elektrolite batırılan iletken çubuk veya levhalara ELEKTROT denir.

Üretecin pozitif (+) kutbuna bağlanan elektrota ANOT denir. Yükseltgenme olur.

Üretecin negatif (-) kutbuna bağlanan elektrota KATOT denir. İndirgenme olur.

Kaplamacılığın amacı paslanmayı önleyip güzel bir görüntü elde etmek.

Bunun için bir beher alınarak içerisine bir miktar Bakır II sülfat (CuSO4) çözeltisi yerleştirilir.

Daha sonra kaplama yapılacak kaşık veya anahtar bir kablo ile elektrik kaynağının (-) ucuna yani katota bağlanır.

Elektrik kaynağının pozitif ucuna ise bakır elektrot bağlanıp elektrik kaynağı çalıştırılır. Yavaş yavaş anyon ve katyonların hareketi ile kaplama yapılacak metal bakır ile kaplanmış olur.



kaynak:egitimportali.com
bestoffrm isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-03-2012, 05:58 PM   #3 (permalink)
Admin
 
bestoffrm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2011
Mesajlar: 8.758
Teşekkür: 307
352 Mesajına 1.297 teşekkür edildi.
Standart

bestoffrm isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
deneyleri, lise

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Gösteri Deneyleri elif Zümre Toplantı Tutanakları 1 05-03-2012 05:55 PM
Dü?ünce Deneyleri sAnSaR 12.Sınıf Fizik 1 03-29-2011 07:56 AM
Agrega Deneyleri sAnSaR 12.Sınıf Fizik 1 03-29-2011 07:54 AM
Lise 2 Deneyleri elif Zümre Toplantı Tutanakları 0 08-19-2008 06:08 PM
Lise 1 Deneyleri elif Zümre Toplantı Tutanakları 0 08-19-2008 06:06 PM


WEZ Format +3. Şuan Saat: 10:45 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

bestoffrm | aşk flashları | sitemap | tags
Aşk flashları Domain Telif Hakkı Sitemizin tüm hakları saklıdır. Telif hakkı ihlali bildirimi, acil şikayetleriniz ve her türlü görüş ve önerileriniz için iletişim sayfamızı kullanabilirsiniz. Sorumluluk İçerik sağlayıcı ve paylaşım sitesi olan Bestoffrm.com sitesinde, 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre tüm üyelerimiz ve ziyaretçilerimiz yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Bestoffrm.com hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler iletişim sayfamızdan bildirilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır. Sitemizde yayınlanan sağlıkla ilgili konular sadece bilgilendirme amaçlı olup tedavi için Lütfen Doktorunuza başvurunuz.